Güneşin Batışındaki batıyı arkamda bırakan bir feribotta, hızla marmara üstünden 2. Ve yeni olan merkez üssüme gidiyorum.
Her tAtil gibi bu da çok yorucu bir tatildi.
Güzeldi, bir yabancıyı hayatıma evime soktum. Tam anlamıyla bir yabancıydı, beni, bu ülkeyi bilmeyen harika biriydi.
Hayatının bir senesini Amerikanın korkunç bir köyünde, sadece çöp merkezinde çöp toplamak için yaşayan çingenelere okuma yazma öğretmek için taşınmış,orada bir okul kurmuş çok özel biriydi...
Tıp okumasının tek nedeni insanlara yardımcı olmak, bu ülkede olmasının tek nedeni ise, yaşadığı ülkedeki şehirde yüzde 40 türkün olması ve ülkesine döndüğünde onları daha iyi anlayıp, iyileştirmek.
Annesi ile 10 haftadır sadece 1 kere konuşmuş, babası ile hiç görüşmemiş bir kız. Çok yalnız, belki de onun normali bu.
Evet özelbiri. Tüm izmir sürecinde kültürüme dahil oldu, birbirimize bir sürü şey öğrettik, kattık, içtik, güldük, eğlendik, dertleştik...
Annesi küçükken bir adama gidip terk etmiş, 10 yaşına kadar içkici babası ve dünyanın en tatlı babaannesi ile yaşamış başka bir kızın hikayesi bu da. Babasını ablasını onu ve kendi annesini bile sürekli dövmüş.
Ve bir gün kızlar kaçmış, komşuları onlara bakmaya başlamış.
Sığındıkları evdeki baba, korkunç gözüken, çalıştığı belediyedeki aracından sürekli hortumla benzin çalan, yanından geçen karıyı kızı gözleriyle sikip bitiren bir pislikmiş.
O evde kızlar 6 senelerini geçirdiler. O pislik herif Ufak kız Gözdenin okumasına izin vermedi. Ablası gamzeyi ise 15 yaşında kendinden 20 yaş büyük bir pezevenke vererek evlendirdi. Diğer ufak kız okumak istediğini bile söyleyemiyor, ki okumasın diye zorla evlendirirler diye.
İki farklı hayat, biri çıkışı bulmuş, çıkışı yardım etmekmiş.
Diğeri ise 16 yaşında evlenmeyi bekleyen ama hala çıkış yolu bekleyen, belki bir el, belki bir dal arayan bir insan.
Belki de fark edilmesi gereken, Annanın fark ettiği, dal aramak değil, tek dal olarak büyümek, kendine inanmak, insanlara yardım etmek, dalların hep kırıldığını bilmek, minimum beklenti maksimum keyif almak.
Nereden bilecek peki bu minik şeker kız annanın felsefesini. Bunu bilmek için öyle mı doğmak gerek, yoksa sadece yalnızlıkla kazanılan bir son mu?
Bilmiyorum cevabı.
Cevabı öğrenmek için de, kıza dal olmaya karar verdim.
Eğer istersen tüm liseyi dışarıdan bitirme ücretlerini, kitaplarını temin edeyeceğimi, eğer isterse evde gizli gizli ders çalışabileceğini söyledim. Universiteyi kazanırsa da, izin vermeyenin başını belaya sokacağımı, tek kuruş ödemeden bir sürü bursla onu okutacağımı söyledim.
Düşünecek ve liseyi bitirilebileceğine inanırsa beni arayacak. Bu arada ona ahmet şerif izgörenin kitaplarından birini kargolayacağım.
Eğer çıkış yolu bulmak doğuştan bir özellikle değilse, eğer bazılarının dala ihtiyacı varsa bu benim ilk deneyim olacak ve umuyorum öyledir!
Umuyorum dünya bu kadar adaletsiz değildir!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder