Hatalarla dolu hayatlar. Her hata ile öğrenen insanlar.
Karanlığa mı küfretmelisin? Aydınlığa mı yürümelisin?
Aydınlık ne? Aydın olan sen olmalısın.
Yıllar geçiyor, büyüyor, yaşlanıyoruz.
Yanağından bir makas alıp, 75 yaşında; güzel yaşadın bee haydi şimdi gidelim, diyebileceğin günler gelecek mi?
İşte asıl önemli nokta bu.
Sabah uyandığında, yaşasın diyerek uyanabildiğin bir hayat kurgulamak, makas alarak ölmenin birinci kuralı belki de.
30 Yaşında olacağım. Bildiğin ottuuuzz. Daha makaslık dünyamı kurgulayamasam da; mutluyum. Yaşadığım her kötülük, her iyilik, ben olmamı sağladı.
Olmasalardı ne olurdu? Olmasaydı da olurdu.
İnişler çıkışlar. Araf en kötüsüdür. Araftan kurtulduğumu hissediyorum.
Garip bir döngü ile hayatımdan çıkardığım insanlar, hayatımdan çıkan insanlar; bana benim kimyamın döngüsünün simgesi. Daha iyi bir insan olmam için harika ipuçları; asla bağımlı olmamayı bana öğretmeye çalışan en büyük sır.
Karşıma çıkan siktiri boktan deneyimler ve ardından gelen harika zamanlar. Hayatın inişinin, çıkışının yol izi. Üzülmemek gerektiğinin anahtarı.
Büyüdüm, adam olmaya çalışıyorum. Motosikletimi bile değiştirecek paralar kazanıyor. Hırslarımı arada kaybedip, sonra yine kazanan ben. Bugün 44 yaşında meme kanseri olmuş bir annenin, kanserden kurtulup, motorla kuzey ışıklarına gideceğini öğrendim. Dünya tatlısı bu hatun, ben yeniden doğdum diyor. Yaşarken yaşadığını fark edemediğini, yaşamı kaybetme noktasına tekrar kazanınca değerini fark ettiğini anlatmak istiyor.
Büyüyorum hacım. Güzel güzel büyüyorum.
Arkadaşlarımın hayatlarına baktıkça, hayatımın ne kadar güzel olduğunu daha da iyi anlayarak büyüyorum. Farkındalığın olmadığı hayatları gözlemledikçe, kendimle gurur duyuyorum.
Ben çok mutluyum yaa, hem de çookk.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder