Yine beyaz bir sayfa!
Yine babannemlerdeyim. Bir yıldır alışamadı ağzım babannemlerdeyim dememeye. Babannem yok ama bir klasiktir,
-nerdesin,
-babannelerdeyim.
değişmek ne zor. değiştirmek daha da zor.
Bıraktığım sevgilimin ardından, pek hızlı bir geçişle; yeni bir sevgili adayının deneme sürüşündeyim.
Denemek bile zor geliyor.
İstanbuldan gelmeden bir gün önce el sıkıştık ve denemeye karar verdik.
Daha onu tanımadan, bir anda löp diye; telefon macerası başladı.
Neredesin, ne yapıyorsunun üstüne çıkmayan diyaloglar, havadan sudan geyiklerle girişi yaptık.
Bu çok zor geliyordu ki, tak diye bir şey oldu ve telefonum bozuldu.
İlaç gibi gelmişti. Yine özgürdüm.
Ona dün yazdım, yapamıyorum ben böyle diye. Tanımadığım birine neredesin, ne yapıyorsun hikayesine girmek diye.
Bir şey diyemedi. Sevgilim olmadan önce ki süreçte o çadır da ne de güzel sımsıkı sarılarak uyumuştuk.
1.98 boyuyla zor sığdığı çadırda ayaklarım ayaklarında, kolu boynumun altında, diğer kolu üstümde. Penisini dokundurmadan; kaşık pozisyonu...
İsim koymak mı bozuyor beni, yoksa sadece istediğim biri ile mi uyumak, yoksa izlerin verdiği savunma mekanizması mı?
Ne bilmiyorum... Bilemiyorum.
Aşık olmak artık imkansız gibi. Sözleşme kıvamında deneme sürümleri, zorla girilen aşklar, aşık olunmuş gibi yapmalar.
Eskiden her şey nasıl da kolaydı, 3 benzer özellikle, işte aradığım insan diyip, o 3 özelliğin aslında benzemediğini görünce; ulan değilmiş bee, vay orospu çocuğu diyip ayrılmak, barışmak, sonra yine ayrılmak.
Hepimizin istediği, benlerimizin aynısını bulmak. Ben sanıp başlayınca, onu ben gibi değiştirmek, değişmediğini görünce de ayrılmak...
Büyüdükçe daha ince eleyip sık dokuyoruz. Daha imkansızlaşıyor aşklar...
Hele hele büyüdükçe, o saçma yuva kurma triplerine girmiyorsan, hayat sana zor be hacı.
Ne oluyorsun, ne olmuyorsun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder