Bugün yukarıdaki ile tatlı bir iletişime geçtik ya da daha doğrusu o bana varlığını pek tatlı bir şekilde hissettirdi:)
Geçen cuma, işte süper şeker bir dille eleştiri aldım, ki bundan önce de pek çok duyduğum ama kendimi düzeltmek için, pek çaba sarf etmediğim bir konuydu ki, o da KARI GİBİ GİYİNME mevzusuydu:)
Şimdi benim, kumaş pantalon, ince topuklu ayakkabı, üstüne gömlek veya şık bir bluz giyinmem gerekirken; ben, kumaş çakması bir kot, altıma tek siyah renk ayakabım olan siyah botlarım:), üstüne her hangi bir badı, kollarımda kulaklarımda ve de boynumda, rengarenk bilezikler ve asla taramadığım ama süper sevdiğim dalgalı artı dağınık saçlarım ile işe gidiyordum:)
Neyse ciddi ciddi karı gibi giyinmem zorunlu olmaya başladığından, bu haftasonu kara kara düşündüm durdum. Neyse akşam taksimden eve dönerken, bi kuzenime uğradım, ona durumu anlattım ama aynı zamanda babam götünden tek kuruş almadığımı da söyledim, sonra mağazalara girdik durduk, bi bok bulamadık, bir yandan da maç muhabeti varmış, onun bitişine kalmayım diye acele de ediyorum. Mağazalara girdikçe de fiyatları görüp, hay amına koyyim diyerek çıkıyorum. Neyse en çok ayakkabı baktık, çünkü ciddi ciddi siyah topuklum bile yok:) Bir tane adam akıllı var o da hem kışlık hem de yeşil:) Hangi akla hizmet mal gibi siyah almadıysam:)
Neyse ayakkabı fiyatlarını görünce de iyice bi çöktüm, sonra kuzenimin yanından ayrılıken, abicim ben bu maaşla bi sikim alamam, atacağın şeyler olursa bana ver dedim, bi de kızı da gider ayak farkında olmadan üzdüm:) Ben ezik, acınası insan:)))))
Neyse eve doğru pek hızlı adımlarla, maçı atlatabilmek için giderken, metrobüsen inerken bi gördüm, ayakkabı 5 tl, lan dedim dandiktir, neyse bi inceledim, ayakkabılar 2. el ama az kullanılmış, öyle converse dışında ayakkabı markası da bilmediğimden, markasına bile bakmadım, neyse satan abla ile konuşmaya başladım, meğer abla bağdat caddesinde çaycıymış ayakkabılar da , orda ayakkabılarını giymeyen bir kadın tarafından ona verilmiş, ister sat ister kullan demiş. Ve ne tesadüftür ki, tüm ayakkabılar 40 numara:)) Eee ben de 40 giyiyorum, sonra ayakkabıları elime bi aldım, lan ben ayakkabıdan anlamam da, pradayı da, nine west i de bilirim yani reklamlardan. Sonuç olarak tezgahta kalmış 6 ayakkabının, 3ünü aldım. 1 Tane italyan, bir tane prada, 1 tane de nine west ayakkabım oldu. Hem de 15 tl ye, hem de pek az kullanılmış, hem de şık ötesi:)
Resmen yukardaki bana dedi ki, yanındayım:))
Son dönemde de babamla ilişkimizin boktanlığının dibindeyken, resmen ilaç gibi geldi:)
Hem de bana bi kıyağı daha oldu, yolda allhım nolur fener yensin dedim, futbolu hiç sevmem, takım tutmam, maçların varlığını oynandığı an öğrenen biriyimdir, ama bilirim ki maç varsa hele hele böyle sağlam takımların maçı, o zaman trafiğin amına koyulur ve de fener yenerse, herkes kadıköyde cadde de kutlama yapar, bu durum da ana yollar boş olur:) Ve ben de bu sebeple bu dileğimi gerçekleştiren yukardakine, bir tane daha teşekkürü borç biliyorum:)
Fenerlilerinde bana teşekkürlerini tüm kalbimle kabul ediyorum:))
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder