20121121

Kardan Adam'ın İstifası

Çalıştığım şirket tarafından 2 saat sonra, benim için bir sürpriz doğum günü partisi düzenleyecek iş arkadaşlarıma ve müdürüme, istifamı açıklayacağım. İstifa edecek olmak, bu sabah gittiğim İstanbul-İzmit yolu süresince, büyüdüğümü hissettirdi. Çünkü bu yaptığım sıradan herhangi bir planı bozmak gibi değil, bu kocaman bir geleceğin yolunu değiştirecek ve bu yolda yalnız olduğumu bilerek, her şeye göğüs germem gereken bir karar olacak. Dağına göre kar veren Allah, beni kardan adam sansa da! Bir gün o karda eriyeceğine inanıyorum. Hala umutluyum ama içimde de kocaman bir korku da var. Ve en çok da öğrendiğim; artık hiç bir şeye beklenti ile başlamayacağım; aşka da, işe de, okula da, yola da... Çünkü o beklenti, karşındaki şeyi kocaman bir ütopya yapar ve gün gelince de; yalanmış dersin. Aslında yalan olan yok... Sadece yeni gördüklerin ve görmeden önce onu koyduğun beyaz atlı prensin aslında hiç var olmadığı var. Sevgilin olur, önce sana değer verir, el üstünde tutar, sen hep öyle olacağı beklentisine girersin, gün gelir değişti dersin, değişen yoktur, sadece sen tanımadan onu öyle sanarsın, oysa o sadece içini göstermeye çalışır ve onun gözünden de sende aynı yalanlıkta oluverirsin. Haklı haksız yoktur, beklemek beklememek vardır. Yola çıkarsın, yetişmen gerek, yoğunluk haritasına bakarsın, köprü yolu açık, köprü yoluna bir girersin, sonsuz bir trafik, bir kaza oluvermiştir, beklenti içinde olduğundan, yeni bir hayal kırıklığı... İşe başlarsın, inanırsın, aşkla bağlanırsın, herkesi her şeyi seversin ve bir gün bakarsın ki, aslında iş hayatı sevmek sevmemekten öte, kendini güvenceye almak üzerine kuruludur. Yeni bir hayal kırıklığı daha yaşarsın. Burada da, sevgili de olduğu gibi, haklı haksız yoktur. O sadece kötülük yapar çünkü, doyurması gereken çocukları vardır. Çünkü güvencesi yoktur. Sen inandığın içinse, en büyük üzüntü nedenin, yine senden gelmiştir. O sebepledir ki,; artık daha da; her şeye inanmadan başlamak, görmeden olumlu düşünceler ile mutluluk hormonunu salgılamaktansa; gördükçe yorumlamak, objektif olabilmek, tek olmak istediğim insan modeli. Ne kalacak bir yerim, ne düzenli bir maaş alabileceğim bir işim, ne sosyal güvencem (babam dışında, o da yakında evlatlıktan red ederse tabi o zaman o da yalan olacaktır:)), ne birikmiş param, ne de maddi destek alabileceğim biri yok... Kocaman bir karanlığa adım atarken, en kötü karar, kararsızlıktan iyidir mantığı ile, verdiğim her kararın arkasındayım!!!

Hiç yorum yok: