20130613

Soru İşareti

Herşey Hale bana cimri diyor, nerede görmüş cimriliğimi; tüm fişleri hesapladım, onla birlikteliğimden beri 60 milyar harcamışım, dedi. Güldüm, gevrek yiyordum, bencede cimrisin dedim.
İşte böyle başladı herşey, sonunda bağırıyordu, örnek ver ne cimriliğimi gördün, bense kavga etmenin zamanı değil, kavga da etmeyeceğim dedim. Bunu dedikçe çıldırdı, aynı Tayyip gibi.
Ben salona döndüm, arkamdan geldi, söyleceksin ne cimriliğim var, 5 milyar kazanıyorsam, 3 milyarı kredi kartı. Birincisi nah 5 milyar kazanıyorsun, hadi kazandın 3 milyar harcama o zaman amına koyyim, sanki bana 5 kuruş vermiş de hesap soruyor.
Bilmiyorum bütçeni, şimdi konuşmayacağımı söyledim dedim ve bilgisayarıma döndüm.
Ulan senin için harcamadığım para kalmadı, hesaplayalım bakalım dediğinde, bende de attı asfalya (bu izmir lafıymış, dünyanın bunu bilmediğini yeni öğrendim, anlamı, gözüm döndü gibi birşey). Bir kere dershane paralarını kim ödedi demez mi, bende ortaokulda ve lise sonda gittiğim dershaneleri annemin ödediğini söyleyince, ulan senin için hayatımı siktim, boşandığımızda yıllarca senin için izmirde kaldım. Babannenlere vermedim, anneannene vermedim, annene vermedim, ben baktım. dedi ve bende, aa ne güzel acaba annelerin babaların çocuklarına bakması, normal birşey değil mi, özveri midir bu? O zaman sevineyim, iyi ki çocuk esirgeme kurumuna da vermedin, dememle delirdi. Ben devam ettim, 5 kuruş param yok şu an cebimde, kartım bile c.'da kalmış, sokağa çıkmak istesem çıkamaycağım, neden bahsediyorsun sen dedim.
O koptuğu andı, ulan ben hastaneye düşsem bakacak kimsem yok bee, sen dışarı çıkmaktan bahsediyorsun, yatırım yapıyorum, kimsem yok diye. Ölüyorum lan ölüyorum, sen hastalansan hepimiz sana bakarız, ben hastalansam, babannenler mi bakacak, kardeşlerim mi bakacak, sen mi bakacaksın lan. Hiç birinizin umrunda olmadım, geberip gidicem. Ölüyorum anla ölüyorum dedi.
Ben bakıcam, ne demek istiyorsun gibi bir kaç saçma cümleyle cevap verdim.
Çok bağırdığını benimde ambale olduğumu anlayınca, neyse konuşmanı ayarla, haftasonu yokum, hazırla kendini, salı günü konuşalım, ben konuşmucam, sen konuşcan, cevap bile vermicem, sadece söylediklerine göre, seni ya ölümde dirimde görmeyceğim, ya da herşey eskisi gibi olacak kararını vericem dedi.
Çıktı...
Garip geldi, ölüyorum derken ne demek istedi. Hastalandığında veya yaptığı kazalarda hastaneye gitmez, kimseyi yanına yaklaştırmaz, şımarmaz, iyiymiş gibi gözükür ama yüzünden anlarsın.
Acaba hasta mı şu an, sorusu canlandı kafamdı. Bilmiyorum belki de yaşlanıyorum demek istedi.
Hem bu soru işareti, hem de ona bakmayacağımı söylemesi üzdü. Ulan evrende en sevdiğim canlı, o bugün hasta olsa, ben kanser olurum be.
Nasıl olur da böyle düşünür. Gerçekten söyle mi görüyor, yoksa canımı yakmak için mi dedi bilmiyorum.
Yarın konuşmamı hazırlayacağım. Zor olacak benim için de onun için de, nasıl bir strateji ile konuşmam gerektiğinide bilmiyorum, yumuşak olursam, ezmeye çalışırsa çok sinirlenirim veya ben sinirli konuşursam çok keskin olup, ipleri direk koparabilirim.
Resmen tayyiple görüşsem bu kadar zorlu olmayacak benim için.
Umarım kötü olmaz ve umarım hastalık zırvazı düşündüğüm şey değildir.

Hiç yorum yok: