Öğlen 11 bucukta başlayan yolculuk, cundaya 100 km kala karanlıktaki farlarımın aydınlatmadığını fark etmemizle, tek gidiş tek geliş yolda iki motor yanyana gitmek zorunda kalmamızla devam etti.
2 Gece Cundada geçen günlerden sonra, İzmire Cundadan 6 saatte falan gittik, bu sefer kamyon yolu olan o yolda, kamyoncu abilerin ahaaaa am kullanıyor lan motoru diyerek motorumun dibinden gitmeleri ile kalp krizleri geçirmeme ramak vardı ki, İzmirdeki altınyoldan giderken, gece ışık hızı giden ve benim 70 km ye çıkmış hızıma uyum sağlayamayan izmirli hemşolarım çok kere altına alacaklardı ki beni, eve varabildik.
Sonraki gün motorla kuşadasına anamın yanına gelecektim, bu sefer tek başıma olacaktım ki, babam motor bakımlarını yaptım, yokuş yukarı denememi istedi ve benim 20 ile çıktığım yokuşta 3. vitese çıktığımı fark eden babamın yerinde zıplaması ve durduğum ile çemkirmesi nasııılll 3e çıkarsııınn lan 20yle demesi üzerine, ikimizde fark ettik ki, biraz ders vererek o 700 kmlşk yola cıksak iyi edermiş :D
Tabi ki kuşadasına paşa paşa otobüsle geldim, ardından c geldi.
İş güç, deniz kum güneş devam ederken; yarın otostopla kabağa gitmeye karar vermişken, bir arkadaşımın akyakaya gideceğini duyduğumuzda, rotamız yarın oraya döndü. Sonra da kabak yapılacak.
Sonuç olarak yarın aile ziyaretim bitti ve sonunda tatil yapacağım :D
Pek mutlu olmamla birlikte, tüm yol bilmeden kulladığım ve içine sıçtığım adını deniz koyduğum deniz motorumu çok özledim.
2 yorum:
bir önceki yazıyı okuyunca "ee hani yolculuğun devamı nerede?" demiştim ki bunu gördüm. çok zevkli bir yolculuk olmuş :)
Evet pek zevkliydi, şimdiyse gerçek hayata geri dönüldü :)
Yorum Gönder