Derken bocalarız, girişimcilik ruhu yavaş yavaş ölür.
Buna büyükler ve girişimcilik ruhunu kaybedenler; realizm derler.
Yaa çocuğum, git maaşlı bir iş bul, boşa zaman kaybediyordun, demiştim ben sana ile cümleleri biter akıl vermeler.
Hoooppp çok daha bilinmez ve sana ait olmayan yolda gider durursun.
Bazısı gözlerini kapar ve sadece gider, istenilenler, dayatılanlar olana dek...
Böyle olsun istemedim. By"de böyle düşündü bende.
Herkesin ilk sorusu hep aynıydır para kazandınız mı? İşler nasıl? Ne zaman kazanacaksınız?
Kazanmıyoruzx halen ailemizden aldığımız paralarla işlerimizi döndürmeye çalışıyoruz.
Özellikle benim adıma çok ama çok zor oluyor.
Ama hayallerimi kaybetmedim, elbette zaman zaman nolacak aq demiyor muyum! Diyorum elbette ki ama sabretmem gerektiğini de çok iyi biliyorum.
Hatalar yaptıkça öğreniyoruz, öğrendikçe umudumuz artıyor.
Çok güzel işler olacağına tüm kalbimizle inanırken, bir bir hayallerimi gerçekliştiriyorum.
Mesela artık motorum var, hemde at gibi maaşallah!
Kışın annem İstanbula hem tedavisi için, hem de zayılamak için gelecek.
Kışın gerçek bir evim ve her gün geldiğim evimde sıcak yemeğim olacak.
Annem iyileşecek, ona bir karavan alacağız, gezecek, gezeceğiz...
İnanmak işte sanıyorum ki tüm sırrı inanmak...
Annem bebekliğimden beri, inanıp da yapamayacağın hiç bir şey yok derdi, haklıydı!
1 yorum:
Alice Ben Sonsuz yeni adım Ted oldu ama blogum aynen duruyor ok görüşmek üzere =)
Yorum Gönder