Mavi kuş ve küçük kız.
Eski sevgilinin, eski sevgilisi ile şarkısını hatırlayıp ikisini hayal edebilir misin.
Ediyorum, bu ikisinin şarkısı, bu şarkı onlara öyle çok yakışıyor ki. O kız önemde mavi elbisesi ile duruyor, eski sevgilim ise onu dansa kaldırıyor.
Gözlerinin içine bakıyor, heyecanlı, korkak, aşık...
Herkesin bir geçmişi var, saygı duymak şart. Çok az saygı duymadım sanırım.
Belki duymadıklarımı hatırlamıyorum.
Bilmiyorum ama geçmiş en kötü olsa da güzeldir.
Güç verir, o kadın ne diyor, güldüm hep, 108 yaşında, toplama kampında, 5 yaşındaki çocuğu ile yıllarca taşın üstünde yatıyor. 108 yaşında hala 3 saat piyano çalıyor.
Güzeldi diyor herşey.
Herşey öyle güzelki, kimseye verecek cevabım yok. Bana kızgın olanlar, benden nefret edenler, beni sevenler, sevmeyenler.
Ben kimim ki, ben kocaman evrendeki bir kum tanesiyim.
Kime cevap vereyim, kime kızayım.
Ben aynı zamanda kendi dünyamın başrolüyüm, ben B.V.'yim.
Güçlüyü sanırım. Her zaman değil evallah ama kimseye ihtiyacım yok işte.
Ama birşeye ihtiyacım var, insan olmayan, herhangi birşeye.
İnsanlara belki de bağlanmaya korkuyorum, çok korkuyorum.
Ama bir kedim olsa, bir de köpeğim, bir de işim, bana bağlanmayan arkadaşlarım...
Yeter bana ama bazen bağlısını da arıyorum.
Neden çözemiyorum. Sıcak bir kalp herşeyden güzel gelmez mi!
Bilmiyorum bazen.
Bazen o sıcak kalp fazla sıcak olur ve can yakar.
Yaktı da çok kere.
Aldatmadım ama bir adama o kalp can yakarken bile dokunmadım.
Evet bir kere çok fazla can yakarken çok hafif birinden hoşlanır gibi oldum ama o kadar.
Dokunmadım kimseye.
Belki de hoşlanmak en büyük aldatmaktı ama o can yanarken, kaçacak delik aramaktır o.
Bir daha hiç aramadım, bir daha hiç yapmadım.
Hiç bir zaman da yapmayacğaım.
Ama bir yandan kalbime fazla sıcaklığı ile zarar verecek ilişkilere bakışım nasıl! Bende bilmiyorum, sanırım artık nefret ediyorum.
Büyüyorum galiba ama büyürken de, eski beni kaybediyorum, hatta belki de yıllar önce kaybettim!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder