20141001

Ofisimizin Kedisi E5

Dün veterinere gittik, öyle korkuyor ki kutuda, viik vik bağırıyor ve sürekli çıkmaya çalışıyor.
Aldım boynuma, sadece boynumda biraz daha sakin ama kalbi elimde, nohuttan bile küçük, resmen yuvarlaklığını hissediyorum ve nefessizce atıyor.
Hiç bir veteriner hayvan sevmez tezimi, referansla gittiğim bu veterinerde de kanıtladım tabi ki. Masada çok korktu, bir ara veterinerin ellerinden kurtulduğu gibi, nasıl bana doğru koştu ve o masadan boynuma atladı...
İnanılmaz bir duygu, beni annesi görüyor, artık hayatta tek güvendiği canlı ben kaldım.
Yardım istiyor, kurtar beni diye. Sarıldım sımsıkı o an rahatladı ve lööpp diye sıçtı saçıma üstüme :D
Hiç tiksinmedim, gayet soğuk kanlı o sıcak kakasını temizledim. Öptüm kafasını.
Geri ofise getirdim, nasıl yattı o battaniyeye, nasıl da biliyor artık orası evi.
Sahiplendirmeye çalıştığımız bebiş artık bizim.
Daha doğrusu benim (okuyorsan eğer, ben bulduğum için benim tabi kki, annesi benim, en çok hep beni sevcek :D :D )
Bu gece onu ofiste bırakıp, günler sonunda yatağımda yatmaya geldim ama tüm aklım orada.

Annelik buna benziyor heralde, resmen annelik, küçük bir Tanrı olmak gibi.
Sen onun yaratanısın ve senden daha fazla kimseyi sevvmiyor.
Bence Tanrı'da bir anne.

İşte E5:

Hiç yorum yok: