20120208

Dost Umut-Düşman Umut ya da Siktir Et UNUT:)

Bazen umut, en iyi dostdur,
Hayata bağlar,
Nefes aldırır,
Hayaller kurdurur,
Mutluluk saçtırır,
Gözleri ışıldatır.
Bir çoğunuzun gözü, benim kadar ışıldamaz belki, hatta bir çoğunuz benim kadar umut dolu ve mutlu gözükemez belki de. Mutlu, renkli kızdır imajım herkesin gözünde.
Çok az insan, yüzümü düşük görür, çok az insan ağlarken görürken. Çünkü böyle gözükmekten toplarım enerjimi, böyle olarak, umutlu hissederim kendimi!
Ama işte bazı anlar vardır ki, umut, en kötü düşman oluverir.
Bir gün yine umudunun olacağını bilirsin ama o an ne yapacağını bilemezsin, nereye gitsem, nerede içsem, nerde dağıtsam dersin, sonra fark edersin ki, nereye gitsen senle gelecektir düşmanın! Ama düşman umutsuzluk değildir, seni arkandan vuran umudundur!
Yeni bir umutla gün gelince, yine sana güneş olacaktır, yine dost olacaktır bilirsin. Ama işte tam o an, seni arkandan vurduğu için nefret edersin ondan, diğer bildiğin, şu an onun güneş olmadığıdır...
Kaçamayacağını bildiğinde, iyileşmesi için, beklemeye alırsın tüh ruhunu. Uzun bir süre alırsın bazen, o bekleme sürecinde bile, hala o umut dan bir dostluk beklersin, yanılmışımdır belki dersin. Ama itiraf edemezsin kendine bile. Her üzüldüğün gün, hala beklediğini, yanıldığını, umudunun seni arkandan vurmadığını göstersin istersin.
Ve gün gelir, o umudunu kaybedersin. Tekrar yaşamaya başlarsın. Evet artık iyileşmişsindir. Fakat iyileşmen, sadece kendi kendine olursa gerçek iyileşmedir, eğer sen bir dal bulup, iyileşmiş sayarsan kendini, bir gün ya o dal kırılır ya da sen dalın senin hayalin olduğunu fark edersin ve tekrardan, düşman umudun gelir, çöker başına!
O sebepten, en iyisi, ilaçla 1 hafta, ilaçsız 7 gün felsefesi ile, kendi gücünle ayaklanmaktır, kendi gücünle, düşman umutlardan umudunu kesip, tak diye karşına çıkan yeni umutlara merhaba diyebilmektir!

Benim kesin çizgilerim vardır, bazısı çok salakça bulur, bazısı taktir eder. O çizgiler ile, hayatın bir ucundan, diğer ucuna giderek, ayakta kalabildim hep. Kesin çizgilerim olmazsa, yatakta sümüğümün değmedi bir nokta kalmazdı ya da hiç bir zaman bu kadar renkli, hiç bir zaman bu kadar umut dolu olamazdım. Stabil yaşamaktansa, düşman umutlar ve dost umutlar çizgisini koymayı tercih ederim.
Çok üzülüyor, kısa sürede atlatabiliyorum. Bilmiyorum belki de bana öyle geliyordur, belki hiç birşeyi atlatamadığım için bu  kadar uçlarda yaşıyorumdur. Bu Kuranı Kerimin varlığı gibi bir konu, muamma, asla cevabının bu evrende öğrenilemeyeceği kadar karışık.
Ama memnunum her tür umudumdan, her tür ucumdan.

Tek dileğim, keşkesiz ve özlemsiz geçecek (dost veya düşman) umutlu bir hayat!

2 yorum:

Sparrow dedi ki...

umutsuzluk özgürlüktür bence. umudun kırıntısı bile esir eder insanları...

Alice dedi ki...

Evet haklısın ama tamamen umutsuz olmak da, doğamıza aykırı değil midir!
Beklemeyi severiz, beklerken hedefimiz için çaba sarf etmeyi de...