Annem babam tarafından aldatıldığını öğrendiği gece, hayatımın en kötü travmasını yaşamıştım.
O gece annemi, babamı ve ailemi kaybetmiştim...
Sadece bunları kaybettiğimi sanarken, büyüyünce fark ettim ki, ben o gün hayata inancımı da kaybetmiştim...
Annemin o gün neler hissettiğini, hayatının gözünün önünden film şeridi gibi geçmiş olduğunu, kalbindeki kocaman, saçını süpürge ettiği yerin sadece bir lağım olduğunu fark edişini, yeni yeni anlıyorum.
Hasiktir diyorsun, bunca yılımı bu adam için mi heba ettim diyorsun.
Kime anlatırsan anlat, orospu çocuğu, göt, ibne diyor, bu hakaretleri ömrünün sonuna kadar, bir cami hoparlöründen 300 kişi aynı anda tekrarlasa, yine de içindeki acının sönmeyeceğini biliyorsun.
İnsanlara anlatmaktan da sıkılıyorsun, aynı cümleler ile son buluyor, 'takma, değmezmiş...'
İçinde düşünüyorsun, onunla yıllarını, yan gözle bile birine bakmadan geçirmişsen, daha da acıyor için.
Aldattığı günlerde, ne yapmış olduğunu hatırlamaya çalışıyorsun, hele hele o başka birinin gözlerine baktığını, başkasının ellerini tuttuğunu esnada, sen o sırada onun için, kendinden bir sürü ödün vererek bir şey yaptığını, hatırladığında, ölme hissine yakın, bir kısır döngüye giriyorsun.
Nasıl bir acıymış ki, annem bunu atlattı. Hemde 7 yaşında bir kızı varken. Ayağa kalktı ve sabah eşyalarını toplayıp gitti.
Annem babama her zaman orospu çocuğu dedi, aslında bu onun hiç bir zaman bu aldatılışı sindiremediğini gösterirdi ama annem yine de evrendeki en güçlü kadındı benim gözümde.
Bense, bir an bile orospu çocuğu demedim. Neden diyeyim ki, aldatmak; özgüvensiz insanların, daha çok insanla birlikte olarak, gücünü kendine ve daha çok insana kanıtlama çabasıydı sadece.
Bu bana yada anneme yapılmış bir hareket olamazdı. Bu aldatanın, kendisine yaptığıydı.
Aldatılma noktasına gelene kadar, karşındaki kişi mutlaka özgüvensizlik ve problemli oluşunun sinyallerini vermiştir ve asıl sen o zaman ondan ayrılmadan, aldatılana kadar beklersen, işte burada ki salak sen olursun.
Bugün işte tam o salaklığımı düşündüm.
Ara ara, hakkım olmadan, beni geçmişte aldatan insana kızdım, bana bunu nasıl yapar dediysem de, hep aynı son ile bağladım. Hakettin bgm. Evet hak etmiştim.
Olmadığını yüzlerce kere göre göre, devam ettim. Bu durumda, aldatan kendini aldattığına göre, bende en az onun kadar aldatandım ve onun kadar da korkak, artı özgüvensizdim.
Bugün düşündükçe, acım hafifledi, dersler çıkardım kendime.
Belki biraz teorik ama artık elimden geldiğince uygulamayı istediğim şeyler var, mesela o hayallerindeki beyaz atlı prensi beklerken, sadece atı var diye, onu beyaz atlı prens sanmamak, belki artık daha gerçekçi olmak...
Biliyorum ki, bugün 1 yaş daha büyüdüm. O çocuksu bakışım, bugün kirlendi. Bugün özgüvensizliğimin bedelini görerek, 7 yaşında babamın anneme yaptığını bizzat ben olarak yaşarak, bir kere daha pislendim...
Dediğim gibi, ona hiç kızmıyorum, çünkü onu ben seçtim, yediğin elmada kurt varsa, tadı kötüdür, illa o tadı görmezen gelip, kurda gelene kadar yersen, kurda kızmaya hakkın olmaz.
Fakat her ne olursa olsun, 1 senedir ilk kez rahat uyuyacağım. 1 Senedir, ona yalan söylememden dolayı ayrılmamızın vicdanını vardı, onu o kırdığım gecede ki gözlerini ve acısını bir gün bile unutamamıştım. Bugün unuttum. Evet ona yaptığım hareketi bir daha kimseye yapmayacağımı bildiğimden emin bile olsam, yine de, iki özgüvensiz insanın birbirine savurduğu pisliğin, intikamı farkında bile olunmadan alınmış...
Bundan kim karlı çıktı dersen, bence ikimizde çıktık. Özellikle de ben...
Güvenmemeyi, inanmamayı öğrendim. Karım buydu.
Zararımızsa, 2 sene boyunca, 2 ayda öğrenilebilecek bir dersi, 2 yıla yayarak, birbirimize işkence yapmamızdı.
Belki de hiç aşık olmamıştı, sadece tam anlamı ile elde edememenin verdiği acıdan başka bir his yoktu... Çünkü aşık olan, benim gözümde aldatamazdı.
Belki de bende hiç aşık olmamıştım, sadece 7 yaşımdaki travmamın etkisi ile onu hiç bir an bile aldatmayarak, kendime aldatmadan bir yaşam da olabiliri kanıtlıyordum...
O kadar çok belki, o kadar çok bilinçaltı var ki...
Düşünmeye bile değmez, çünkü o da ben de iyi insanlarız ve ikimizde, koltuğumuzun altına aldığımız ders kitabımız ile yollarına devam edeceğiz!!!
ve Mutlu son:)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder