20130111

Sıkılmaktan Sıkıla Kadın

Doyumsuz toplumun, doyumsuz insanıyım.
Bugün o musmutlu aile tablolu Klasik Amerikan filmlerinden birini izledim. Her zaman ki gibi özendim, özledim.
Öyle bir dünya yok benim dünyamda...
Herşeyden ve herkesden sıkılabilen bir kaltağım sadece.
Sıkıldığımda yüzgöz olmaya başlıyorum, karşımdakinin herşeyine gıcık olabiliyorum, saygısızlık boyutum her gün yükseliyor. Hatta öyle bir noktaya geliyorum ki, hobilerine, inançlarına bile dil uzatıp, terbiyesizleşebiliyorum. Hele hele karşımdaki de biraz basın karakterse, işte o noktada iyice çirkefliğin dibine vuruyorum.
Bildiğim bir şey var, çevremde bu zamana kadar gördüğüm tüm ilişkiler bu noktaya zaten 1-2 yıl içinde geliyorlar, fakat onlarla aramdaki fark, ben sabredemeyen tarafım, onlarsa kabullenmeyi bir gün becerebiliyorlar, kavga gürültü geçinip gidiyorlar.
Tek seçeneğim, karşımdakinin yoğun ve benden başka odakları olan biri olması belki de, çünkü anca o zaman uzun yıllar ona katlanabilirim.
Zırt pırt görüşülen, nefes almadan telefonla konuşulan, mesajlaşılan her durumda, kim olursa olsun, sıkılıyorum işte.
Ben tam bu tüketen toplumun tüketen insanıyım.
Farklılık yoksa, bende yok oluyorum ve yok ediyorum.
Hatta sevsem, aşkından ölsem bile yok ediyorum ve nedenini kesinlikle bilmiyorum.
Düzelmeye çalışıyorum, saygısızlılık yapmamak için elimden geleni yapıyorum ama yine de beceremiyorum işte.
Ve ömrümün sonuna dek, hiç bir zaman aptal Amerikan filmlerindeki mutlu aile toplusunun, %10ununa bile sahip olamayacağımdan kesinlikle eminim.
Not: Yukardaki şarkıyı dinlemeniz tavsiyemdir.

Hiç yorum yok: