Deneyime büyük bir asillikle son veriyorum.
Eskiden olsa yine de devam ederdim, aşık edene kadar. Şimdiyse etmeyeceğim, aslında aşık olma noktasının da sınırında olabiliriz ama aşk dediğin her zaman dediğim gibi, tanımama noktası olduğu için ya da tanımak istememe.
Ben bu sefer öngörüyorum ve olmayacak.
Önyargılı değilim, sadece artık yukarı çıkabileceğim, beni aşağıya çekmeyecek insanları istiyorum.
Hep aynı tip insanlar girdi bu zamana kadar hayatıma.
Ne yapacağını bilmeyen, her gün dünyaya, insanlara, şartlara küfreden, bir kere pencereyi açıp abi siktir et yaa ben dünyayı kurtarabilirim diyebilen yürekli adamlar olmadı.
O yüreği vermeye çalıştım onlara ama hep bir yerden patladı.
Ya aldatıldım, ya kandırıldım.
Çünkü güçsüzlerdi, zorla deri altı iğnelerle onlara çaktırmadan vereceğim aşılar; günlerini kurtardı.
Hepsi uyuşturucu veya alkolikti.
Bu çocukta da ikisi birden var.
Benim her zaman kandığım bazı veriler var, hepsi var aslında.
Bilgisayar mühendisi, sarışın mavi gözlü, çok yakışıklı, müzik tarzlarımız aynı, ikimizde göçmeniz, yakın arkadaşlarımız ortak, eğlenceli, muhabeti süper...
Ama mücadele ruhu yok ve ben bunu aşıyla vermeyeceğim artık. Doğuştan bu yetiye sahip olsun istiyorum.
Dün gece ona gittik gece sonunda. 2 Saat sohbet ettik, bana hep su getirdi hastayım diye, sonra yatağa girdik, sımsıkı sarıldı arkadan, yine asla dokundurmadı penisini, elbette uzun süre öyle kalamadık ve biraz seviştik. Sonra durdurdum her zaman ki gibi.
Teni o kadar yumuşaktı, sevdim. O da beni sevdi. Sonra yine sevişmeye başladık ve yine durdurdum.
Rica ettim arkamızı dönerek uyuyalım diye. Peki dedi nazikçe, ayaklarımızı ve ellerimizi birbirine kenetledik ve uyuduk.
Sabah uyandığımda beni seviyordu. Bende onu sevdim. Sonra bir daha seviştik, bu sefer biraz daha ileri gidecektik ve beynim bir anda tokat attı bana.
Harika bir ten uyumu, harika gözleri, harika nazik tarzı ve durdan anlayan ruhu olsa da, olmayacak bgm dedim. Tüketme, kendini, bedenini, ruhunu...
Yataktan fırladım ve döndüm, ben gidiyorum üzgünüm dedim.
O da bu sefer biraz fazla ileri gittim sanırım, özür dilerim dedi. Hayır, ben sadece tüketmeyi sevmiyorum, hoşçakal dedim ve hızlıca montumu, atkımı, beremi takıp çıktım.
12.30 da toplantım olduğu için uyanmıştım. Saat 10.00 sularıydı, Çıkıp telefonuma bakınca, toplantı iptal yazan mesajı gördüm.
Kar harikaydı, karda yürüdüm bir süre.
Sonra ona kahvaltılık alıp dönmeyi düşündüm.
Sonra bir daha düşündüm, kahvaltı yapacaktık, sonra kaçınılmaz şekilde sevişecektik, sonra sevgili olacaktık, sonra aşık, sonra da birbirimizden nefret edecektik.
Ofise yolumu uzata uzata karda yürüdüm. Çok güzeldi. Şimdi kedim e5 karı izliyor, bende perdeleri sonuna kadar açıp, onunla karı izleyip, kahvemi yudumluyorum ve buraya yazıyorum.
Az sonra toplantım olacak ve beni geleceğim; bu ve buna benzer adamlardan çok daha önemli...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder