Yine bir konser ve ben yine onun harika, güzel, zeki, tatlı kızı olarak bulundum.
Konser bittiğinde arkadaşlarımı da tuttuğum gibi koşmaya başladım. Kurtulmuştum giyindiğim rolden.
Arkadaşlarımı sarı dolmuşa kadar eşlik ettim ve ben gelmiyorum dedim, onlar gitmememe ikna etmeye çalışırken, benim için ta karşıdan oraya kadar gelmişken, bıraktım ve gittim.
Açıklama bile yapamadan.
Bir bara gittim, sevdiğim şarkıları çalan bir grup var, ona denk geldim.
Sabah 5'e kadar kurtlar sofrasında, tek bir kuzu olarak içtim.
Her kurdun yaklaşmasında, bende kurt oldum.
Çok kötü sözlerle siktir ettim hepsini. Çok pişman oldum sonrasında.
Bu kadar özgüven kırmaya ne hakkım var dedim. Sonra da düşündüm dedim ki, hayat bu bazen ben bazen başkası öğretir.
Tüm gece tek kişiyi yaklaştırmadım yanıma, sadece müzik dinlemeye, oynadığım rolün ağırlığını atmaya gitmiştim.
Rahatladım mı, hayır rahatlamadım.
Çok içtim, çok para verdim.
Sabah 5 sularında ofise döndüm, Taş gibi ayaktayken, sarı dolmuşa binince kör kütük sarhoş olmuştum. İnince yine kendime gelip, ofise gelince yürüyemez hale gelmiştim.
Rahatlamadım evet, oynadığım rolü ise üstümden atamamıştım.
Roller artık benlik değil bunu anladım.
Arkadaşım neyin var dediğinde, rol yapıyorum dedim. O hayat rol değil mi, hep yapacaksın bu seni kötü yapmamalı dedi.
Artık değil, artık değil dedim.
Eskiye göre o kadar netim ki, öyle şeffafım ki. Bu şeffaflık sayesinde de, kendimi bulmuşken, hayatımdan tüm kötü ve kötülükleri çıkarmışken, bir anda istenilen role bürünmek öyle ağır geldi ki.
O günden bugüne köpek gibi çalışıyorum. 14 Şubat geldiği için işlerim birbirine girmiş durumda.
Tek istediğim 14 Şubat akşamı, deli gibi içmek.
Nefes almadan, tek başıma, geçen gün modada içtiğim gibi.
Kendime kendime konuşarak. Bu yeni keşfim, sesli olarak bir manyak gibi kendimle sohbet ediyorum.
Bunu yapmak istiyorum sadece.
Depresyonda da değilim, harika bir dönemdeyim aslında. İnsanlara en çok ışık verdiğim, en net gördüğüm dönemin göbeğindeyim.
Sadece bu şeffaflık döneminde beni buluyorum, beni daha da keşfetmeyi bir haftadır öyle özledim ki.
Daha kuzey ışıklarına gideceğim. Çok uzaklara, çok güzel bir dünyaya. Rengarenk bir gökyüzüne.
Hep şeffaf ama rengarenk kalacağım dünyalarım olması dileğiyle...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder