Bugün onlarla aramda geçen dialog:
- aşk yok abi
- olmaz mı, ben boncuğu görünce ellerim ayaklarım titriyor,
- aşk, elde edememe, ulaşamamadan başka bir şey değil dostum,
- evet belki öyle ama neden bazen kör olmuyorsun bgm.
- neden kör olayım, bile bile ateşe atayım kendimi. seni istemiyorum şuna aşığım ben diyen bir adam çıkarsa, neden egomu sarsayım ona körü körüne aşık olarak, neden kompleks yapıp, sikik bir insan yüzünden üzüleyim.
- ileri de ne yapacaksın, sırtını dayayabileceğin kimsen olmasın mı
- ben anneme babama sırtımı dayayamadım, bir insandan mı bunu bekleyeceğim.
Sonuç çok basit, aşka inanmıyorum işte. Elde edince sıkılıyorum. E.'e yaptığım bu.
Bir tarafım onların söylediği gibi, sırtımı dayayacak birini arıyor, %20lik bir kısım. O anlar arıyorum E.'i. Hatta özlüyorum kimseyi özlemediğim gibi. Arıyorum hemen, beni sevdiğini tekrar hissedince, aşşağılıkça neyse hadi kapatalım diyorum. Ben bu kadar aşşağılık bir insanken, neden başkalarına güveneyim.
Belki de e. 'e bir iyilik yapıp, kimsenin görmediği iğrenç bgm'ü anlatmalıyım. Belki başka kızlara yapmaz. Bu zamana kadar geri döndüğüm tüm eski sevgililerime de bunu yaptım.
C. hariç, ama eskiden ona da çok kere yaptım. Şu an sikimde değil. O gitti. Kurtardı benden paçayı :)
O huzuru isterler ya ilişkide. N. diyor ki, ne bileyim çay demleyip, film izleyelim, huzurlu olalım falan filan. Büyüdükçe bu sikik veriyonlu huzur kafasına daha da katlanamaz oldum.
Sevişeceksek çılgınca olmalı, kavga edeceksek saygıyı bozmadan savaşlı olmalı, tutkunun dibi olmalı, kıskançlık olmamalı, belki biraz olabilir ama abartmadan, yerinde duramamalıyız, her an bir delilik yapma potansiyelimiz olmalı.
Fakat yok abi. İnsanlar ölecek farkında değil, hayatlarını duvarlar arasında bir hımbıl gibi yaşamaya devam ediyor.
Durağan olunabilecek tek yer bence doğa. O da istiyorsan. Sadece denizi izlerken, dağın tepesinden güneşi batırıyorsan.
11 Kasımda ilginç bir ışık varmış, doğum saatim ve doğum günümün ve doğum yılımın birleşimi beni böyle yapmış. Öyle diyorlar. Enerjinin açığa çıktığı günmüş.
Baş Melek Gabriel (Cebrail) Shanta Gabriel aracılığıyla, 11-11 enerjilerini uzun süre önünde sabırsızlıkla beklenen bir kapının açılmasına benzetmiş. Belki de ondan böyleyim harbiden.
Abi bir insan nasıl bağlanamaz kimseye. Nasıl olur da üzülemez. Sadece yalnızlığımı hatırladığımda veya çaresiz kaldığımda üzülüyorum. Ne bir erkek, ne de bir dost üzemiyor beni.
Nedenini sorgulamaktan yoruldum.
Dün gece bin tane adam, herkes sarhoş, o piti piti kıvamındayım. Büyüdükçe de özgüvenim sik gibi yükseliyor. Nedenini gerçekten bilemiyorum. Bir adamı seçtim, bakışıyoruz, dans ediyoruz. Sonra biraz daha yakından dans etmeye başladık ama tabi ki verme gibi bir niyetim yok. İnce flört gibi. Neyse yaklaştı ve dedi ki, i am married :D Nasıl da tatlıydı, nasıl da dürüstçe söyledi. Sonra anlayabildiğim kadarıyla bir şeyler dedi. Sen çok tatlısın, çok da güzelsin ama başka birininsin gibi bir şey dedi. Ben de karımı çok seviyorum dedi. Herife en az 17 kere en süpersin demiş olabilirim.
Bir türk gözüyle baksana: Karın Amerika'da, sen türkiyedesin, hatunun biri pas veriyor, içerisi erkek kaynıyor, ve seni seçmiş. Karının duyma şansı sıfır. Eğleniyorsun, gidip de ben evliyim der misin?
Siksen demezsin, sikme yolları ararsın heryerde. Çılgınlar gibi hemde. Skoru yazarsın kenara.
Dürüst insan budur abi, doymuş insan da budur.
Ben bu dürüstlüğü hayatımda kimsede görmedim. Eyvallah E. de dürüst ama beni kaybetmekten korktuğu için öyle. Ben bunu istemiyorum abi.
Bu şekilde dürüstlük istemiyorum. Gerçekten delikanlı gibi tarzı bu olan adam istiyorum.
Canı başka bir kadınla seks yapmak isterse, bunu konuşalım gerekirse yapsın, gerekirse bende yapayım.
Bu genişlik değil. Biz doğamız gereği bence tek eşli değiliz, fakat evrilerek bu hale geldik. Tek eşli olma kavramını seviyorum, fakat gerçekten sen her gün tek tip yemek yersen sıkılmaz mısın? Sarmaz mısın ahçıya.
Evet abi sıkılırsın. İşte bu noktada yeni lezzetler lazım. Bunu anlatmak gerek belki de dünyaya.
İşte kısaca deliyim.
Elde ediyorum bırakıyorum, elde edildiğim izlenimini verince koşarak kaçıyorum, duyguyu paylaşmayı seviyor, uzun vadede paylaşınca bir canavar oluyorum.
Neyse bayağı yazdım ben bugün.
Eve gidip güzel bir film izleyeyim bence.
Bugün ve dün, hatta bir çok gün güzel lan.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder