20121222
Melankolik Prenses
Bu satırlar, aylardır kalmadığım evimden, hatta yatağımdan yazılıyor.
Odamın her bir noktasında, terk edilmişliğinin izleri içinde uyuyacağım bu gece.
Ben mi bu odayı terk etmiştim, yoksa şu an odam mı terk etti beni!
Hiç gücüm yok, terk etmeden önceki, güzel şirin odamın şeklini vermeye...
Her düzeltme, yaladığım tükürüğümü hatırlatacak bana.
Bu gece de gücüm yoktu, her cumartesi gecesi gibi içip, dağıtmaya...
Yordun, üşür, konuşamaz halde geldim erkenden eve.
Eskileri açtım bu gece iyice, o kadar uykusuzken, uyku girmez oldu gözüme.
Belki de yalnızlığı özlemişimdir derken, aslında ne de çok özlediğim şeyin olduğunu fark ediyorum...
Özlemediğim tek şey, bir sevgiliyken; sevgili olmadan sevgili olmayı da istiyor canım.
Seksten de bahsetmiyorum, varlık istiyorum ama boğulmadan, sıkılmadan, sevgi ile döşenen.
Yok ki öyle bir şey diyorum hemen ardından, yüzgözsen; yüzüne gözüne sıçıyorsun ilişkinin. Bir ilişkinin de kaderidir belki de yüzgöz olmak...
Dediğim gibi, çok özlediğim şey var, hemde herşeyden herkesden biraz!
Belkide bu geceki melankolik prenses modundan çıkmanın yolu, şimdi bir taksiye atlayıp; Kadıköye gitmektir.
Ama hedefin yoksa, kadıköy değil, uzay olsa anlamsız. İç sıç dağıt, sonunda bir yerde kusup, sabah amına koyyimle de uyanacaksın işte!
Belki de uyumalıyım! Tatlı uykular, umutlu uyanmalar!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder