Kadınlar, yaşanan en ufak problemde dahi, erkekten; 'hatasını anlamasını ve kendisinin de hatası varsa; bunu düzgünce dile getirmesini isterler' Bunu istediklerini dile getirince, erkeklerin yüzeysel yapısından kaynaklı, uzatmama eğlemi, hatasını düşünüp, evet burada hata yaptım, sende şurada yapmış olabilirsin gibi bir yaklaşımdan öte; tamam özür dilerim, uzatma, başımın etini yedin... gibi üstün körü geçiştirmeler veya tam tersi üste çıkmalar olur. Kadın bunun karşısında, yaa tamam yaa bu seferlik istediğim cevabı almamamış olabilirim ama seviyorum, uzatmayım olur, ya da ilişki bıkkınlık noktasına ulaştıysa, istediğini yapması, geçiştirmemesi için elinden geleni yapar.
Sonuçta; ilk durumun getirisi yani kadınında uzatmama kararı, beyninde bir yerlerde bu olayları biriktirmesine ve erkeklerin 'kadınlar hiç bir şeyi unutmuyorlar, çok sinsiler' deyimlerini doğrulatarak, ilerde birikmiş bir sürü sorun olarak, 2. durumun noktasına ulaşmaktadır. 2. durumda ise, artık o ilişki bitiş aşamasına yaklaşmıştır, ki kadın kavga ediyorsa, hala çabalıyor demektir. 2. noktadan sonra ki aşama ise, kadının artık kavga etmeme durumudur. Kadının savaşacak gücü kalmamıştır ve işin en sıkıcı noktasına gelinmiştir. O da erkeklerin kadınlar için, 'kadınlar orospudur' değerlendirmesine gelmektedir. İşte bir erkeğin bunu demesi, genellikle kadının (eğer güçsüz bir kadınsa), kavga etmekten sıkıldığında, karşısına çıkan bir erkekten etkilenip, adamı aldatması ve/veya terk etmesidir. Halbuki doğru hareket, o birikenleri son bir kez kusup ( ki biriken birşey varsa, zaten geri dönüşü yoktur da, belki istisna olma ihtimaline karşın), gelecek mantıklı/mantıksız cevaba karşılık, o adamı terk etmesidir. Bunu yapamayan kadınlar, yeni bir erkek bulunca adı orospu olmasına karşın, erkeğin fark edemediği, kadının son dönemde; artık erkeğini tamamen beyninden silme aşamasıdır. Kadın o süreçte çok acı çekerken, erkek her şeyi güllük gülistanlık sanmaya devam eder ve yediği tekme ile, götünde bir acı hisseder. O tekme de kadında bir rahatlamanın başlangıcıdır. Arkasına bakmaz, erkekler ayrılığın ilk 2-3 haftasında sadece ince bir sızı hissederken, geçen her günde kadının varlığını daha da özler ve erkekler, ayrılığın ardından (erkeğine ve ilişkiye göre değişse de, bana göre) 3. haftasından sonra, nasılsın gibi yoklama mesajları atarlar, o mesajın altında; başkası var mı hayatında, sorusunu barındırır. Kız cevap atmazsa, artık erkek istenmediğinden çok emin olur ve çok kısa bir süreçte, tekrar arayıp, kıza önce neden cevap atmadığını sorar, kız soğuksa, emindir artık istenmiyordur hatta orospu başkasını buldu kesin cümleleri de geçer beyninden, önce söver kıza, sen bana bunu bunu yaptın, bu kadar basit miydi... gibi.
Kız yine sallamazsa ve/veya telefonu falan yüzüne kapatırsa, alkol almış erkek, o gece ki verdiği rahatsızlıktan dolayı, mutlaka sabah özür diler ve onu kazanmak için, şimdi de yalakalık taktiğine geçer, senin gibi kimseyi sevmedim, sana ölüyorum gibi... Kız yerse, bir şans verebilir. Yemezse de, siktiri çeker, ki çekebiliyorsa, muhtemelen ya birini bulmuştur harbiden, ya da cidden güçlü ve karakterli bir ablamızddır veya harbiden heriften bıkmıştır.
Hani hiç unutulamayan eski sevgililer vardır yaa bazı erkeklerin hayatında; işte o kız olmak, sadece bir önceki satırda yazdıklarımı yapmaktan geçer, yani siktir etmekten. Ulaşılamayınca, kraliçe oluveriliyorsun. Bu arada o ulaşılamayan kızcağızımızda, yeni bulduğu adamla, tekrardan hayata dönüp, arkasına bakınca 'bu sümsükle nasıl yaptım' sorusuna cevap arıyor ve yeni sevgilisi de, tez vakitte, eskiyince, yeni bir 'sümsük oluveriyor' gözünde. Böylece bir gün kızımız çevresine bakıyor, amına koyyim, yaş geliyor, bebek doğurmam lazım diyip, son bulduğu adam ile hiç o sümsük noktasına gelemeden, cort diye evleniveriyor ve de anlıyor ki, 'evlilik, kabullenilmiş çaresizliğin, resmi hali' sonuç olarak, çocuklarımın babası, evimin beyi diyerek, katlanılmış hayatta, katlanımı izleyen çocuklarla, yeni kendi versiyonunun devamını yaratmış oluveriyor. Çıkacak sonuç: Unutulamayan eski sevgili sevgili olmak istiyorsan: SİKTİRİ ÇEK
Evlenmek istiyorsan: ELİNİ ÇABUK TUT, UZUN SÜRE ÇIKMA SÜRECİ YAŞAMA Kİ, KARŞINDAKİNİ TANIMAYA FIRSATIN OLMASIN.
Acı çekmek istiyorsan: AYRILDIĞINIZDA ARANINCA, ONA TEKRARDAN ŞANS VER.
Benim 2012 sonu ilişki yorumum ise: aşık ol, elbet bitecek (çünkü onu tanımaya başladığında eş zamanlı aşk da bitmeye başlar), sabırlı ol, ol ki zırt pırt onunla bununla takılıp, bedenini ve ruhunu kirletme (ki cinsiyetin ne olursa olsun, önüne gelenle yapılan seks, benim için doyumsuzluk noktasına yaklaşan bir adımdır, ne kadar zor doyarsan da, o kadar farklı şey istersin, sonunda bir bakarsın ki, 20 kişilik bir grupta seks kölesi olmuşsun), tamam artık bunun son kullanma tarihi bitti, alacağımı aldım, vereceğimi verdim kararını da çok gecikmeden ver, ki ruhun zarar görmeye başlamasın ve bitirip yine aşık ol, yeni bir kısır döngü ile, yine başla bir ilişkiye ve gün gelince, bu adam çocuğumun ebeveyn olur de, doğur, boşan ve yeniden aşık olma kısırdöngüsüne kaldığın yerden devam et, fakat bu noktadan sonra devreye girecek çocuk faktörünü de göz ardı etmeden, daha seçici ve daha gizli ol...
Hep öğren, herkesden birşeyler al ve kimseye kızmadan yaşlan.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder