Onu oraya laf olsun diye çağırmıştım. Gelmiş olması, olmaması hiç biri umrumda değildi. Kepi daha önceden de attım ve bu okuldan yaşadığım 2. Üniversite mezuniyeti yeterince boştu.
Gelmeyi tercih etti.
Önce benim motorumla gelmesi beni kızdırdı. Ama kendi motoru bozulmuştu.
Sonra benim motorumu bana kullandırtmayıp, onun kullanması beni daha da kızdırdı. Neymiş efendim çok yavaş gidermişim.
Törende ise uzayacağını anladığımda onu aradım ve istersen git dedim. Hiç hayır demeden siktir oldu ve gitti.
Tören esnasında, c. Yanıma geldi sonra sarıldık. Çok özlemiştim, tekrar arkadaş olmuştuk.
Ama hala öyle kırıktı kalbim ona. Hala hiçbirşeyi anlamadığını bir cümlesinden anlamıştım.
Yine de çok mutlu olmuştum. Sanki ölüm döşeğinde birinin, sakat kalacağını öğrenmiş gibiydim. Ama tabi ki büyük bir umutsuzluğumda vardı.
Sonra ona hoşçakal demeden gittim. Kimseye hoşçakal demeden tören alanından gittim.
Çıktığımda aslında kötü olmamamın başlangıcıydı. Bir sürü aile, bir sürü insan çocuğu ile gurur duyuyordu, yanlarında elini tutuyordu.
Evet babamı ben istememiştim ama ısrarcı olmasını isterdim o An. Yürürken c. Aradı. Sonra yanıma geldiler ve beni de mezuniyet yemeğine davet ettiler. Başbaşa ailecek mezuniyet yemeklerinde bende vardım.
O kadar saçmaydı ki. Eskiden c. Beni anlardı, ona kızmıyorum ama artık unutmuş beni.
Anlatıyor, anlatıyor, benden ayrıyken mutluluğunu, eğlencelerini, kızların peşinden koşturmalarını... İçim bir hoş olsa da, etkilendim diyemem ama o An üzgündüm sadece bunları dinlememe gerek yoktu.
Babamın gidişi, oradaki aile saadetleri, çocuğuna değer veren ve gurur duyan ailelerin keyifleri.
Hepsi birbirinden harikaydı. Benim babamsa, çocuklarının mezuniyetini 4 gözle bekleyen ailelerin tam yersiydi.
Elbette tüm suç onun değildi, benim umrumda olmadığı içindi daha çok. Converse le gittim abi mezuniyete, ne kadar umrumda olduğunu anla.
Bu kadınlık mıdır bilmiyorum, istemiyoruz sonra görünce istiyoruz, sonra karşıdaki ısrar etmeyince onu suçlu buluyoruz.
Neysr işte, yemek bitti ve taksi ile kadıköye geldik. Ben onlar eve gitmeden indim bir yerde. Tam olarak orada sanırım çok kötü oldum.
İndim ve annemi aradım. Annemle paylaşmak istedim, kapattığımda gözlerimden damlalar süzüldü.
Herşeyin birikimiydi bu, babam, aileler,çocuklarına değer veren insanlar, c. Artık asla dostum olamayacağını ve asla eskisi gibi bana değer vermeyeceğini bilmem.
Kızlara gittim anlattım, kızlar tüm gece beni neşelendirmeye çalıştı, modaya gittik, sokağa gittik, gülemedim dün gece.
Yine kendini kesen çocuğu aradı gözlerim her yerde, o delinin beni anlayabileveğini biliyordum. Yine yoktu. Bir de ona üzülmüştüm.
Ne kadar da basit olgular içerisindeyiz halbuki, insanın kend ile tatmin olabilmesi en önemli yetisi olsa gerek.
Toplumsal olgular içerisinde, herkes gibi olmayı diliyoruz işte.
Bu çıkarım sonunda haydi ben giderim
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder