Akşam düğünde videosu telefonumda hala duruyordu, onu düğün dönüşü kanlar içinde yerde gördüğümde.
O video 20 dakika önce çekilmişti, şimdi ise kanlar tüm yüzünü ve yerleri kaplamış, bacağı şeytan filmlerindeki kafalar gibi ters dönmüş, kemiğini et tutuyor ve acı hissetmeden haydi kaldırın eve gitcem diyordu.
Tek akrabası bendim, bir de 20 kadar erkek arkadaşı. Sadece titriyordum, onun sesini duydukça titremem artıyor, ne yapacağımı bilmiyordum. Şoka girmiştim, nefesim hızlanmaya başlamış, kalbim çılgınca atıyodu. Tuttular sımsıkı, göndermediler yanına. Gidicem ablasıyım onun diye çığlık atıyordum. Bırakmadılar, ambulans geldi. Ambulans şöförüne al beni de dedim, o da almadı.
Hastaneye gittiğimizde ambulans bizden sonra geldi, üstümde düğün elbisesi, onun üstünde kanlar içinde beyazı gözükmeyen gömleği ve takımları.
Daha dün annesi ile konuşurken, insan büyük travmatik bir olay yaşadığında acı hissetmiyormuş, beyin kendini kapatıyormuş dediğimi hatırladım. K.'a dedim ki, ablacım canın yanıyor mu? Yoo hayır eve gitcem kaldır beni.
Evet onaylamıştım. Öldüğümüzde de hissetmeyecektik acı, onu da anladım.
Ardından korkunç bir süreç, K.'ı gören ağlamaya başlıyordu ama ben daha bir damla gözyaşı dökmemiştim. Bu kadar soğuk kanlı olmak, bu kadar kanla haşır neşir olmak garip geliyordu ama anladım ki, göt sıkışınca o güç sike sike geliyor.
Annesi ve babasına söylemeyeceğiz demiştim, hiç biri sözümden çıkmıyordu. Arada gelen giden bak söyleyelim, bilmeleri lazım diyordu. Cevap bile vermiyordum.
Cumartesi 2. ölüm yılını dolduracak olan R.'in ablasıydı, K.'nın annesi. R. kaza kurşunu ile haberi bile olmadığı bir olayda öldürülmüştü. R.'in acısını çeken bu aile, bir de K. ile bu acıyı yaşamamalıydı. K. iyileşecekti sabaha kadar, bacağını alçıya alacaklardı hastaneden çıkacaktı öyle görecekti annesi babası dedim.
Sonra biri dedi ki, vebali boynuna kalacak, sen anne olsan burada olmak istemez misin?
Orda beynime çat diye gelen bir ses oldu. K. onun bebeğiydi. Bir anne çocuğunun kılına zarar gelse bunu bilmeli, tüm süreçlerde aktif olmalı dedim ve haber vermesi için 2 kişi gönderdim.
Önce tabi ki sadece bacağı kırık dedik. Annesi telefonda yeminler ettirdi, birşeyi olmadığını söyledim.
İçeri girdiğinde ise, yüzü tanınmayacak bir hal alan, kandan ten rengi gözükmeyen oğlunu ve bacağını gördüğünde, direk bayılan anne ve bağıra bağıra ağlamaya başlayan bir babanın travmatik olayının içinde bulduk kendimizi.
Devamına gerek yok hikayenin, sonuç önemli sanırım; işini batıran babanın 10000 tl'lik bir ameliyatı karşılaması gerekiyor şu an.
Ameliyat çok ciddi bir ameliyat olacak, belki de sakat kalacak. Eve K. para getiriyordu, şu an bacağı, çatlak boynu ve yüzündeki kırıkları ile en az 3 ay da yatacağını düşünürsek; işin içinden çıkılmayan kabusun en ortası bu nokta olsa gerek.
Hayat bazen 1 saniye, K. dans ederken, K. yerde kanlar içinde yatarken...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder