20120103

İntikam!

O kadar yazasım var ki bu gece. Ama hem feci hasta olmam, hem sabah telefonumun yatağın altına düşüp, uyanamamış olmamdan kaynaklı, boğaziçinin kütüphanesine gitmemiş olup, koca gün salya sümük evde yarım yamalak ders çalışmış olmamdan, felaket halde herşeyi kapatıp adam akıllı derse geçmem gerek.
Yapabilecek miyim! Hayır:) Çünkü yeni nesilin yeni kitabı, artık lanet olası bilgisayarlar.
Neyse asıl yazmak istediğim konuya gelirsem.
(Sana da cevabımı buradan vermiş olacağım)
İntikam; Evrenin en güzel, en mutluluk veren icadıdır.
Herkes en azından bir kere tatmalıdır.
Ama her güzel şeyin, bir kötü tarafı vardır, ki sırf bu kötü özelliği yüzünden insanlar kindar olmazlar! Ki ben o insanlardan biri değilim.
İşte o kötü özellik, intikam alırken, en büyük acıyı kendine şırıngalarsın. Bir kere efsane bir intikam aldım, o günlerden bilirim! Pek keyifli gibi gözüküp, ömrümden de ömür almışlığı vardı. Çünkü o intikam süreci, karşınızdaki canlının, sizi nasıl bir hayvan yaptığını hatırlatır, kendinizden nefret edersiniz, acırsınız. İşte o noktada keyif kaçar.
İntikamın olduğu yerde keyif olmaz, tatmin olur! Aynı canının yanacağını bile bile, ateşe atlamaktır bu.

İntikam ayrıca tüm herkes den de alınmaz, sana acı veren insandan alınır. O zaman mutluluk verir.
Arabana çarpan inek yüzünden, evrendeki tüm inekleri öldürmeye kalkarsan, sadece bir gün içindeki kanla uyanırsın!
Kişisel intikam durumuma gelirsek de, 2 adet almam gereken intikam var! İkisi de çoookk eskilere dayanıyor.
Sadece tekini paylaşacağım, o da pek sevgili babacığım:) Ama tabi ki bok gibi para kazanıp, 5 kuruş vermediği için değil! Yıllardır üstümdeki hatta çevresindeki tüm insanlar üzerindeki iğrenç baskısı yüzünden, 3 yaşımdan beri evrenin en iyi yalan söyleyen çocuğunu yarattığı için:)
P.s. Yukardaki babam ve ben:) Tam da o bana fırça atarken:) ve ben de ondan nefret ederken.
Bu arada bana bugün hastalıktan gebermeme ramak kaldığı için de, efsane bir çorba yaptığı içinde burdan teşekkürler:)

7 yorum:

Sparrow dedi ki...

öncelikle geçmiş olsun ve acil şifalar dilerim, umarım en kısa zamanda toparlarsın kendini.

İntikam ile ilgili söylediklerine katılıyorum, bazen intikamımızı almak için aslında hiç olmadığımız kimliklere bürünebiliyoruz. Bundan keyif alıyor muyuz? Hayır. Sırf birinden intikam almak için kötüleşmek, hayvanlaşmak... Bunlara değiyor mu peki? Bence her zaman değil.

Alice dedi ki...

Evet aslında en güzel şeyi söylemişsin, her zaman değil.
Ne 'asla', ne de 'kesinlikle'. Zamanı gelince, hak eden biriyse olmalı. Ama herkesden intikam almaya çalışmak, insanın kendine verdiği en büyük zehirdir.

Sende hoşgeldin bloğuma:) Senin bloğuna çıtonk diye girdim ama kusura bakma artık:)

Sparrow dedi ki...

hoşbuldum ve rica ederim ne kusuru :)

Adsız dedi ki...

keyif veren seyler ya kilo aldirir ya da etik acidan yasak oldugu soylenen seylerdir diye dusunuyorum.
cikolata keyif veren bir seydir, ozellikle turk kahvesiyle birlikte tuketildiginde verdigi keyfi hic bir seyde bulamazsin ama nedir kilo aldirir.
disi hint keneviri: keyif verici bir maddedir ama kullanmasi ve satmasi yasaktir.
intikam: verdigi keyfi baska hic bir seyde bulamazsin ama insan iliskileri acisindan tavsiye edilen bir davranis bicimi degildir, genelde buyukluk sende kalsin cumlesiyle onu kesilir.

ben intikamimi aldim ve bundan hic keyif alamadim diyen kac kisiyi taniyorsunuz?
tamam bazen bok ciartilabilir ve senin verdigin ornege butun inekleri katletmeye donusebilir. bu durumda diger keyif verici maddelere benzer kisilerin hosuna gittigi icin bagimilik yapabilir.

Alice dedi ki...

Bak çok ince bir çizgiden bahsediyoruz biz. O anlattıklarında aslında keyfi verirken üzüntü de verir. Benim söylediğime yakındır.
Çikolata yediğinde kilo aldığını düşündüğün için pişman olursun (zayıf insanları dışarı atıyorum:), uyuşturucu kullandıktan sonra pişman olursun.
Keyif verse de acı tarafı vardır.
Ben intikamımdan dolayı pek mutlu oldum ama hiç bir zaman keyif almadım. Keyifin içinde acı yoktur ve ben bunu yaparken acı da çektim.
Mutluluk ise sadece bir duyguyu tanımlar, yanında başka duygular da yaşanabilir acı gibi. Kayif ise genel ruh halidir.

Yani kelimeler arasındaki ince çizgiden çok bahsettiğim şey, bir insan senden birşey çaldıysa ve yok ettiyse, git hesabını sor. Ama o yüz sana, kayıp olan şeyini hatırlatacaktır ve canını da yakacaktır.
Ondan, nadir yaşanmalı bu duygu, hep yaşanırsa gözünü kan bürür:) Bunun için örnek hiç vermeyeyim:))

Adsız dedi ki...

sana keyfin yaninda uzuntu, keder, aci yada baska bisiler daha veriyor. sana veriyor diye de herkese aynisi veriyor diye bir sey yok.

Alice dedi ki...

Aynı cümleyi o zaman bende sana kuruyorum. Artı sen intikam alıp acı çekmiyorsun diye, duyguları alınmış bir istisnadan başka birşey de olamazsın. Eveett belli sen bu gece, beddualara kızmışsın:))))