Çok ağlıyordu, çok kötüydü.
Rüyamda gördüm, iyi misin diye yazdım facebooktan, normalde kötü ayrılmıştık, fakat bu sene başı arayıp görüşmek istediğini söylemiş, benden aldığı tabi ki hayır cevabı ile iletişimi kesmişti.
Sonuç olarak, şimdi bu yolla konuşma fırsatı vermiştim ona. Hemen gel nolur çok kötüyüm yazdı. Ben onun Türkiyede olduğunu bilmiyordum.
Buradaymış ve gerçekten de kötüymüş. Ne olduğunu bilmiyorum ama gidemedim de; hala salya sümük modum devam etmekteydi.
Bugün görüşmek istiyor; bende açık açık yazdım, sanırım bu ara karşılıklı günah çıkarma görevimi gerçekleştiriyorum.
Ondan korktuğumu, onun hayatıma giren adamlardan çok farklı olduğunu bu da daha da uzak durma hissine neden olduğunu belirttim.
Evet o garipti, kendimi bir sınıfa sokmamaya çalışsam da artık; gerçekten farklı sınıflardaydık. Elbet aynı olduğumuz noktalar da vardı ama genel anlamı ile, ayrı dünyaların insanıydık.
Mesela o takım elbise giyer, işinden değil, inandığı görüşten, Türk bayraklı ve Atatürkli bir rozet takar ceketine.
Ama tanıştığımız yer, sürekli gittiği çok sevdiğim bir rock bar.
Rock dinler sadece, hemde tamamen benle aynı şarkıları. Denizi sever, denizcidir. Hayatımda gördüğüm en çok kitap okuyan ve okumuş adam, google gibi bir, sürekli veri aktarır beynine. Hayretle dinlersin.
Bu tarzlar uyuştuğu kadar, bir o kadar da uyuşmayanlar var, hatta fazlası var. Mesela kro değildir ama tarif edemeyeceğim bir maçoluğu vardır, beraberken bir ara ağzından, eski hayatını unutacaksın falan der gibi oldu, hhooopp koçum direk bitirelim böyle salak salak triplere gireceksin dediğimde, hemen o sınırlar genişleyiverdi.
Benim için kendini, söylemese de değiştirmeye kalktı ama patlak verdi işte. Olmadı, olmayacaktı zaten.
Ben onun bilgisi ve farklı tarzından etkilenmişken, kro tarafı ortaya çıkıverince, hem de başka 1-2 sorunla, haydi yavrucum deyi verdim.
Bilmiyorum gerçekten, sevdiğim taraflardan biri babacan ruhuydu. Kötü günümde, en kötü şekilde ayrılmış bile olsak, gelip bana destek olacağını bildiğim biriydi hemde karşılıksız.
Şimdi arkama baktığımda, kötü günümde yardım için arayacağım tek bir kişi bile yok!
Bu kadar uyumsuzluğun için de, o babacan ruhu garip bir şekilde hoşuma gitse de, biliyorum asla olmayacak!
Biliyorum ki, o babacan tavırlar her gün dozajını arttırarak, dünyama müdahaleye başlayacak. Ben bu dünyayı bu kadar zor kurmuşken, sırf babam dünyamı yönetmek için ağzıma sıçtığında, siktir olup 3 kuruşsuz bu evi terk edip, aylarca parasız sonra da hem parasız hem işsiz sürünmüşken, şimdi bir erkek için bunlardan hiç birini yapamam!
Sonuç olarak, hayat garip ve insanın eksik duygularını, başka ruhlarla tamamlamaya çalışırken, hataların en büyüğünü yapabiliyorlar. En basitinden beni önüne gelenle aldattığını öğrendiğim eski erkek arkadaşım, özgüvensizliğini, başka amları sikerek tamamlayacağını sanarken, kendi dünyasında hatalar yaptığını fark ediyor ve iş işten geçmiş oluyor.
Bende bu babacan tavıra özlemimden dolayı yaptığım veya yapacağım bir hata ile, iş işten geçsin istemiyorum ve evet hatalara devam etsem de, bu şekilde bir hata yapmayacağımı biliyorum.
Not: babama bu sabah telefon açıp, beni haftaya havaalanına gitmem için, sabah 5 buçukta metrobüse bırakır mısın dediğimde, alacağım cevabın, git taksiyle olacağını sanarak açtığım telefonda, havaalanına bile bırakabilirim aslında cevabını aldım, yuh amına koyyim dedim ve göt oldum. Arada benim babamda babacan olabiliyormuş demek ki :D
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder