Neyi özlüyorum bilmiyorum. Ya da neyi istiyorum...
Taksimde olacaktık. Saat 21.00e doğru geldi. Bu sefer farklıydı, takım elbise yoktu üstünde. Kırmızı ve saks mavı bir mont. Benimde badim, saks mavi ve kırmızı pantolum ile garip ve aylar sonra ilk kez karşılaşmanın şaşkınlığına girdik.
Kumpir aldı, her zaman gittiğim çay ocağına götürdüm onu.
Muhabet ettik, aşk dolu bakıyor gibiydi. Bense gariptim. Her zaman ki gibi eğlenceli ve güler yüzlü halimle, sürekli konuştum.
Alkol arttıkça ruh halimizde değişiyordu. O dönemde ona karşı nasıl bir his beslediğimi sorguladım.
Bulamadım cevabı, hiç tarzım olmayan bu kişiye nasıl oluyor da her hangi bir his besleyebilmiştim diyorum. Belki de sadece bir boşluktu. Bilemedim...
Bir yere gitmem gerektiği için ayrıldım yanlarından, sonra mesaj attım, bulunduğum yere çağırdım onları.
Geldiler, ben arkadaşlarımlayken onların da orada bulunması, ayrı masalarda bile olsa içimi rahatlatmıştı. Rakı içtim, bira içtim ve sarhoştum ama tam kıvamında...
O mekandan çıktık, eskiden gittiğimiz ve tanıştığımız yere gittik, bir şey içmemeyi tercih ettim ama onun rakısından otlandım. İnsanların sınırlarına girdiğinde, kendinden de taviz vermiş oluyorsun. Bende sanırım ilk tavizi onun rakısından ilk yudumu alarak yaptım.
Çok eğleniyordum, onun benle alakasız tavrıyla dalga geçmek beni çok eğlendiriyordu. Herkesin önünü iliklediği adamın gözlerini şaşı yaptırıp fotoğraf çektiriyordum, saçlarımı onun kafasından uzatarak, deli deli hallere sokuyordum. Bir yandan yapma kızım benim bir şeklim var ayağı ile konuşurken, utangaç ve gülen yüzü daha da hoşuma gidiyordu. Ne duygusuydu bu bilmiyorum. İşte o zamanlarda bu farklı tarzı çekmişti beni. Onun bu tarzını sorgulamak, o tarzla eğlenmek, farklılıklar arasındaki garip uyuşumlar...
Derken gecenin ilerleyen saatlerinde, kardeşimin yanına gidelim mi dedi.
Gittik, kardeşi onun gibi rock dinleyen bir tip değil, ciks mekanlara giden, 200 tl minimum hesap ödeyen, yanında manken kızlarla gezen bir çocuk.
Bizi kendi tarzına uygun bir mekana götürdü. O kadar doluydu ki, E.'in beni kormaya almak için, kardeşine Bgm'ün önüne geç, ben arkasına geçiyorum deyişinden hoşlanmamdan bile utanıyorum sanırım :D Ben böyle korumalara gelemeyen bir kızken, nasıl da hoşuma gitmişti.
90lar Türkçe pop çalıyordu, hayatttaaa dinlemediğimiz müziklerde, deliler gibi dans ediyorduk, elimi tutuyordu arada, tuvalete götürüyordu, beni bir köşeye almıştı.
Öptü, hafifçe, ittim. Sakın dedim. Bana bir söz vermişti, hiç bir şekilde elini sürmeyecekti. Özür diledi. Affettim.
Yine hoşuma gitmişti. Birer bira söyledik, benim hesabı ödemeye kalkmam, ortamda bulunan E. kardeşi ve arkadaşları tarafından felakat garip karşılandı. Emir çok kızdı, sok o parayı dedi.
Garipti, hak etmediğim bir biraydı o. Neden o ısmarlamıştı. O benim kimimdi ki bu şekilde benim içime girecek bir sıvının parasını ödüyordu.. Annem bana 'kimsenin mezesi olma kızım' demişti küçükken.
Ben kimsenin mezesi olmazken, o masada kendimi diğer kızlar gibi hissettim. Meze olan, kendini, ruhunu 3-4 içkiye, 1-2 yemeğe satan amlar gibi.
Kulağına yaklaştım ve eğer bir sonraki biranın parasını ben ödemezsem, bu birayı içmeyeceğim dedim.
Baktı ciddiyim, tamam ödersin ödersin dedi ama geçiştiriyordu.
Birası bitti, hemen çaktırmadan bir bira söyledim. Geldi, elimi cebime attım ve çok hızlı ödedim. Emir şok, bu sefer masadaki insanlar harbiden de yok artık dediler. Garson kalakaldı, lan dedim bu kadar anormal olan ne amına koyyim.
Garson geri verdi parayı, bunu alacaksın dedim. E.'e baktı, ben E.'e baktım. Eğer o garson o parayı almazsa giderim dedim. Çocuğa bakıp, kafa salladı.
Kulağıma gelip 'hayatımda ilk kez başıma böyle birşey geliyor, sen harbiden delisin' dedi. Ki normalde insanların önünde öyle bir adama o şekilde davranmak göt isterken yapmıştım.
Tuttu, sarıldı belime ve ben senden bir bebek istiyorum dedi, gerçi önceden de evlenme teklifleri edip duruyordu ama anlayamıyordum, bir para muhabeti yüzünden insanlar nasıl bu şekilde etkilenebiliyordu, benim çevremdeki kızların hepsi zatwn böyleydi, bunlar nasıl bir dünyada yaşıyordu anlayamıyordum.
Neyse klasik cevabım, bende çocuğum olsun istiyorum ilerde ama senden değil, cevabını vererek konuyu kapattım.
İyice sarhoş olmuştum ama kontrol mekanizman her zaman ki gibi maksimumdu.
Sabah 5 olmuştu, çıkıyorduk mekandan, ya seni buradan taksiyle evine bırakacağım ya da bana geleceksin dedi.
Doymamıştım onla olmaya, eve gitmek istemiyordum. Senle geleceğim ama tek şartla dedim. Elini sürmeyeceksin, kabul etti.
Gittik. Takside herkes bir garip, kardeşi meğer şoktaymış. 30 yıllık hayatında ilk kez, eve bir kız götürüyormuş. İnanmadım başta, kardeşinden de duyunca, şok oldum.
Hatun attıkları başka evleri varmış. Benim evime gel istiyorum dedi.
Gittik, odasına girdm.
Kitaplarını gördüm, o kadar çok kitabı var ki, o kadar etkilenmiştim ki, her tarzdan kitap, her dünyadan okuyor ve hiç birini unutmuyordu.
Hayranmıydım anlayamıyordum.
Yatma saati geldi, nereye yatacağım dedim, buraya dedi, sen dedim. Bende oraya ama elimi sürmeyeceğim. Sadece izin ver sarılayım dedi.
O kadar romantikti, o kadar içtendi ki...
Olur dedim. Neden olur dediğimi bile bilmiyorum.
Yattık, sözünü tuttu. Gerçekten elini bile sürmedi. O kadar güzel sarılıyordu ki, kesinlikle pipisine bir an bile temas etmemek, ona karşı bin kat daha güven duymamı sağlıyordu.
Gözlerime bakıp, hayatında ilk kez aşık olduğunu söylüyordu. Gerçekliğini sorgulamıyordum, umurumda değildi, çünkü ben hala ona karşı nasıl bir his beslediğimi bile bilmiyordum.
Ayrıldığımız günden beri benim yaptıklarımı tek tek anlattı. Bir daha şaşırttı beni. Nasıl biliyor bilmiyorum ama bildiğin eski sevgilime kadar, her türlü ayrıntıyı, nerelere gittiğimi... herşeyimi biliyordu.
Ruh hastasısın sen dedim. Hayır ilk günden beni seni bir an dahi unutmadım, her gün her gece aklımdan çıkarmadım. Tanıştığım herkese seni anlattım, senle yaptıklarımızı, seni fotoğralarını, yaptıkarını...
Nasıl olurda bu kadar aşık olmuştu analayamıyordum. Beni unuttun mu dedi, ayrıldığımız ilk gün dedim.
Üzüldü, benim aşkım ikimize de yetecek dedi. Sarıldı bir daha.
Sürekli, asla senle olmayacak, sen korkulacak bir adamsın diyip duruyordum.
Gerçekten de korkuyordum. Biliyordum çünkü, gittiğim her yerde bana 1 saniye bile bakan birinin kafasına sıktırabilecek bir manyaktı.
Biraz sohbet ettikten sonra, uyumaya geçtik ve tabi benim hasta oluşumdan, öksürmeye başladım. Kalktı, öksürük şurubu getirdi. İçirdi.
Hayatımda ki en büyük ilkleri sen yaşatıyorsun bana, sen nasıl bir kadınsın dedi.
Etkilenmem bu saçma cümlelerden ama ona inanıyordum ve etkileniyordum.
Çünkü bu herif am için takla atan adamlardan olamazdı. Ki zaten bunların çevresinde benden çok daha güzel hatunlar vardı ve hepsi ağzının iççine bakıyordu.
Sabaha kadar sarılarak uyuduk. Sabah uyandık ve çok mutluyduk. Seks yoktu, yalan yoktu, sadec istedik ve uyuduk...
Çok güzeldi...
Beni her arkadaşına, çocuğum annesi olacak diye tanıştıran kro adamla çok mutlu olmuştum.
Öğleden sonra, benimle aynı yere giden bir arkadaşına emnaet etti beni. Kendimi paket gibi hissediyordum :D
Üstümde 'dikkat kırılır' yazıyormuş gibi...
Hiç ayrılmak istemese de, ayrıldık.
Evime geldim bir mesaj attım.
Bir daha arama beni, ararsan da açmayacağım yazdım.
Düşünmüştüm, olmayacaktı. Ne kadar dikkat kırılacak paketi olsam da, onun dünyasında yoktum ve sadece bir şeyden etkilenmiştim.
Ona aşık falan da değildim, bir şey vardı ki, onu bende bilmediğim için korkmuştum, hala da korkuyorum.
Şunu da fark ettim, rollere bürünerek karşındakini aşık etmek o kadar kolay ki, kadın içinde erkek içinde...
Belkide baştan sona herşeyi yalandı, diğerleri gibi. Ama ben artık riske girmek istemiyordum.
Hele hele bu şekilde bir adamla asla olamazdı...
Ve sonuç olarak, o kadar güzel ve huzurlu bir gecenin sonunda, tüm gün uyuyamadım ve şimdi de uyumak için açtığım biramın sonuna geliyorum...
Ve yatarken tek dileğim, bu adama hissettiğim her ne duygusu ise, o duygunun olmaması gerektiği ve o duygunun yarattığı çocukluğumdan alamadığım, sahiplenilme, bu derece özel değer verilme duygularını, yok edebileceğim bir günümün gelebilmesi.
Ve son olarak da, onun da benim de çook sevdiğimiz purple rain ile noktalıyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder