20130207

Kayıpların Kazancı!

Özlemek denilen duygu öyle garip ki; hissettiğiniz duygu, nefret de olsa, aşk da olsa, sevmek de olsa; size dünyanın en adice hareketi yapılmış da olsa, arkanızdan da vurulmuş olsanız da, güvenirken, inanırken, mutluyken haksızlığa da uğramış olsanız; özleyebiliyorsunuz!
Belki itiraf edemiyorsunuz bunu ne kendinize, ne çevrenize, ne de özlediğinize; fakat yine de özleyebiliyorsunuz, yine de keşke böyle olmasaydı diyorsunuz.
Aslında bu duyguları beslerken, hissedilen özlem, geçmişteki mutlu günlerin özlemi ve bir daha o andaki duyguyu yaşayamama kaygısının verdiği üzüntü...
Babamla birlikte olsam da, olmasam da; onu özlemem gibi. Asla bir daha eskisi gibi olamayacağımızı bilerek, onunla aynı evi paylaşıyorum, asla ona eskisi gibi sarılamayacağımı, konuşamayacağımı, öpemeyeceğimi bilerek, yaşıyorum ve gidiyor...
Sanırım uzakta olsak daha az bile acı çekebilirdim. En azından yok işte derdim. Her baktığımda, keşke şu an bana sımsıkı sarılsa 'babacığım seni hiç bırakmayacağım'dese beklentisi içinde kalmazdım.
İşte bu sebeple, seni üzen, sana o nefret duygusunu yaşatan, arkandan vuran, zamanında çok sevdiğin, herşeyi yapmaya hazır olduğun insanı, uzak tut ki hayatından, ne görünce üzül, ne de bir daha sana aynısını yapabilme fırsatını bırak!
Son dönemde büyük kayıplar verdim, kendimden de, duygularımdan da, inançlarımdan da...

Fakat iyi ki diyorum; babamın parası yok ve hala yaşam mücadelem ile zamanımı doldurabiliyorum, bundan keyif alarak, çabalamaya devam ediyorum ve sonuçlarını adım adım görebiliyorum.
En güzeli de; hala iyi bir insanım diyerek, insanlardan intikam alma zamanımı, yaşam mücadeleme yönlendirerek, yatağıma yattığımda huzurla uyuyabiliyorum.

5 yorum:

Adsız dedi ki...

ne mutlu sana (:

Alice dedi ki...

:) darısı tüm mutsuzların başına :D

- dedi ki...

Hayatımıza soktuğumuz her insanı bir gün mutlaka özlüyoruz. Keşke özlemek bazen acı vermese.

Alice dedi ki...

Aslında özlemek denilen duygu, onunla geçen 'güzel hissettiğimiz an'dır bence. Zamanla yeni deneyimlerle o güzellikler yerini kötü anlara bırakıyor. O kişiyi kaybedince de, 3272 tane kötü an varken, 287 tane iyi anı hatırlayıp onu özlemek aslında ne mantıksız... İşte ben bu yüzden fotoğraf çekiyorum sanırım, anı durdurmayı seviyorum. Ki ileride o mutlu anı bir kere daha yaşayabileyim diye. İnsanların beyni gerçekten çok garip :)

- dedi ki...

Kesinlikle.
Bazı anlar geliyor "kötü" olduğumuz zamanları bile özleyebiliyoruz. O olsa da kötü olsak ama yanımda olsa diye düşünüyoruz.
Fotoğraf konusu da güzel bi çözüm tarzı, bende kullanıyorum onu. :(