20130301

Doğru İnsan Olmak (olduğunu sanmak) yada Asla Doğru İnsan Olamayacağı ve Olunamayacağını Bilmek!

Bugün baktı gözlerime, öyle korkunç şeyler anlattın ki, 3 günlük ilişkisi başlamış birine bu kadar yapılan kötülük anlatılmamalıydı :) dedi Eeee herkes yaşar, öğrenir ve sen de yaşayacaksan önüne geçemezsin, bırak aşkının keyfine bak... dedim.
Son otobüsüme yetiştim ve müziğimi açtım her zaman ki gibi...
Bu gitme kararı en güzel zamanda alınmıştı, herşey üst üste gelmiş, hayatımın en garip dönemindeyken. Bir iyi bir kötü gelgitleri içinde gidip gelirken...
Sonra ona, bana yapılanları anlattığım an geldi aklıma, bana aslında hiç bir şey yapılmadı ki...
S. dediği gibi, hak ettim, hem de her boku... Hiç ayyy değmezmiş geyiğine girmeyeceğim. Çünkü konu birine birşeyin değmesi ile alakası yok...
Ben boyumdan büyük davrandım hep. Bilinçaltımın verdiği, dönemsel duygusallığın verdiği garip duygular ile davranarak hatalar yaptım, seçimlerim birer hata değildi. Seçimlere davranışlarım hataydı.
Kocaman hatalar yaptım. O seçimlerimi de, onlarla ilişkilerimi de kocaman hatalarla yaşadım. 
Bazen fazla insiyatiflerle, bazen fazla vererek, bazen keskin şekilde siktir git diyerek, bazen hoşgörüsüz, bazen aşırı hoş görülü, bazen kızgınlıkla saçmalayarak, bazen güzel cümleler kurarak düzeltmeye çalışarak...

En büyük hatamda, karşımdaki bana bir hata yaptığında ilk tepkimin, çıldırmak oluşu, sonra sinirim geçince, mantıklı bir maille karşılıklı hatalarımızı anlatarak, farkındalık yaratmaya çalışmak. Genelde o farkındalık yaratılmaz, karşımdaki o tepkimi, aaahhaaa geri adım atıyor, dur bende bir tepki koyayım da köpek olsun demesi ile, bir posta daha deliririm. Sonra yine düzgünce anlatmaya çalışırım. Hatasını anlayıp, yaa haklısın amına koyyim, hayatta kimse kesinlikle haklı veya haksız değildir, burada şurada hatalar yapmışız demesini beklerim. Yok olmaz olamaz. Hep aynı kısır döngüde gidip gelerek, ilişkilerimi yıpratıp dururum. Halbuki yapılması gereken ne kadar da basit, bu kadar klasik bir davranışın kararı, evet olmuyor, bu adam/kadın anlamıyor, anlamayacak. Neyi neden konuşayım ki, neden eskisi gibi olayım diye uğraşayım ki. Diyerek yoluna devam etmek... İşte bugün tam anlamı ile yaptığım bu saçmalığı, bu kadar adalet manyağı hareketlerime dur demem gerektiğini fark ettim.
Adalet kendiliğinden gelmiyorsa, sen yeni bir adalet dünyası kuracaksın, o adaletsizden bağımsız olarak...

Gerçekten bugün bu kadar düşünme, üstümden bir yük kaldırdı.
Dediğim gibi gitme fikrimin dönemi, harika...
Sosyal medyadan bir süre kopma kararım ile de her şey daha da güzel oldu. 

Herşeyi ben yaptım, herşeyi ben yapmaya devam edeceğim ama olduğu yere kadar kavramını unutmadan. Benliğimden, iyiliğimden, bildiklerimden kaybetmeden. Eskisi kadar keskin olmadan, eskisi gibi çirkinleşmeden. Sadece gideceğim, cumartesi sabah 7.45 de olacağı gibi...
Ve geleceğim, doğru zamanda, doğru kişi olmak için adım atmış olarak, asla doğru kişi olmayacağımı ama her zaman doğru olmak için çabaladığımı bilerek...

Hiç yorum yok: