Bugün bir şey fark ettim.
Annem gitti dün. Tam anlamıyla son halimi abartmadığımı anladım.
Annemden her ayrılışımda ağlarım, dağılırım, kendime gelemem.
Havaalanında onu geçiriyorum. İçimde gram his yok, ne üzüntü ne sevinç, ne acı...
Normal karşılamaya çalışıyorum, bir yandan da salona giderken kesin dağılırım diyorum içimden,
Gitti, sarılamadım bile adam akıllı. Yani sanki uçağa uğurlamıyorum, belediye otobüsüne bindiriyorum.
El salladım, arkasından baktım. Hiç bir his yoktu.
Metroya bindim, açtım bilgisayarı ve yenikapıya gelene kadar çalıştım.
Annem gitmişti, dağılmam lazımdı, ölüp bitmem gerekiyordu. Bense işimi yapıyor, sikimde bile olmadan göndermiştim.
İşlerim güzelleşmişken, hayatım yoluna girmiş, kimseye maddi olarak sıfır ihtiyacım olmadan hayatıma devam etmeye başlamışken, hatta ev bile ararken, bu kadar insan dünyamdayken, neydi bu lan!!!
Bugün çözdüm düğümü. Sorun babamda. Hem de o kadar net ki!
Onunla çözemediklerimi çözmek zorunda değilim yada yüzüne kusmaya da gerek yok.
Bir karar aldım, bu haftasonuna kadar konuşacağım. Sana ihtiyacım var, hayatımdaki maddi mücadele durmuş, müthiş bir hayatım varken ben deliriyorum, kafayı yiyorum, çünkü sen yoksun. Çünkü hayatımdaki en büyük takıntımsın. O düğümü gerçekte çözmeye ihtiyacım yok ama yine babam ol, eskisi gibi. Kavga edecek zaten zamanımız yok.
Sen bana, ben sana saygı duyayım ama aradığımda geleceğini bildiğim, canım sıkkınken yanıma gelsene diyeceğim bir babam olsun.
Tek çözüm mü evet tek çözüm, peki çözüm mü, uzun vade de değil.
Uzun vade olması için, bir gün onun banan gelmesi, affet beni demesi gerek.
Kısa vadede de, en azından 5-6 yılımı kotaracak çözüm yolum, yanımda olmasını istemek olacak.
Dün bir adamla uyudum, o kadar güzel sarılıyor ki. İçine sokarcasına. Bu gece de ona gitmeyi istedim ama istemediğimi anladım sonra. Çünkü o benim tek konuştuğum adam ve ben onla biriktikçe konuşuyorum. Bu gece sadece onun sarılması için gitmeyi istediğimi fark ettim. Halbuki ben onunla konuşmayı seviyorum en çok, belki de tek sevdiğim şey.
İşte eksiklik yaptırıyordu bu hissi.
Uyuşturucu bağımlılığı, erkek, kadın bağımlılığı, alkol, iş bağımlılığı... vb. hepsi bir eksiklikten.
Alamadığın bir duygudan. Almayı istediğin tamamlayamadığın bir süreçten.
Ne kadar da zavallıca bir durum.
Bu kadar benim kadar, hayatımda gördüğüm en güçlü insan beni nasıl da aşşağıya çekiyordu.
Aslında tüm arayışım, tüm e5'e bağlanışım, işe odaklanmam, tek gecelik ilişki yaşamamam, aşk arayışım... Hepsi bir dal aramamdandı.
Halbuki üstünde durduğum ağaç yaralı, önce onu tamir etmem gerekiyordu.
Bu kadar ciddi bir karar vermedim.
Bu konuşma sonrası herşeyin değişeceğini düşünüyorum.
Bu blog bile kapanabilir.
Ağacın yaralarını temizledikten sonra, kendi yaptığım yan ağaca geçeceğim. Ardından büyüyeceğim, diğer ağaç yaşlanacak, ileride de onu kökünden iyileştireceğim.
Geçen hasta yılları boşa ama en azından ileri de bir gün iyi olacak.
Bu gece bu karar nasıl geldi bilmiyorum işte hata kırılım noktasında vurduğum dip sonrası, artık ben iyiyim.
1 yorum:
blog kapanırsa üzülürüm, yazılarını sevdim çünkü, barneyden beri okumamıştım yazılarını, blogu kapattığını sanmıştım ya da nebilim öyle birşey işte,
Yorum Gönder