20150318

Güzel Günlerin Şerefine

Aslında biraz harekete geçmem gerekiyor. İlla tüm sorumlu o değil. Aslında o ama ben de ona hiç destek olmadım.
Ona 'senin bana eyvallahın yok' dediğimde var demişti. Asıl benim ona yoktu.
Eğlenceli, bol alkollü, neşeli, çılgın hayatıma döndüm onu orada bırakarak.
Her gece dışarıda, her gece hikaye peşinde koştum. Kendi hikayemden kaçtım sokaklarda.
Bu da bana bir şey öğretti aslında, eskiden aşık olacağım saçma sapan hastalıklı adamlara hayır demeyi, eskiden bırakmadığım bencil arkadaşlarıma güle güle demeyi.
Bu kalabalıkta, bu kadar eğlenceli dünyada yalnız kalmadan, yalnız kaldığımı gösterdi bana.

Aslında nasıl da diğerleri gibi oldum. Hani şu hep ağlak, hep pişman, hep bekleyen insanlardan. Evet belki insanlara bunu yansıtmadım ama kendi içimde onlardan biri gibi oldum.
Cuma akşamı işten çıkıp evime gideceğim. Önce odamı toplayacağım, cumartesi günü ise sabahtan akşama toplayabildiğim kadar evin diğer kısımlarını.

Kendime kendi evimi yaratacağım. Pazar günü de motorla tura çıkacağım. Bu haftasonu pazar akşamına kadar hiç çalışmayacağım.

Pazartesi sabahı evden ofise motoruma atlayıp geleceğim. Havalar ısınıyor, belki e5'i de alıştırmaya başlarım motora. Nasıl olsa hala bebek.
Gerçi geçenlerde ilk azgınlık dönemimizi yaşadık ama olsun, anne için bebek 40'ında da bebek. :)

Bir gün herşey daha güzel olacak. Bu ofiste olmaktan güzel.
Eskisi gibi takı yapacağım, resimle sabahlayacağım, motorla güneşin doğuşunu izleyip, çadırımda terleyeceğim, denizin dibinde gözlerimi açıp balık arayacağım, kendi evimde şarabımı açıp, güzel müziklerde aşk acısı çekeceğim günler gelecek...

Hiç yorum yok: