20150321

Mutluluğun Sorgusu

İlk kez önce başlığını koyduğum bir yazı yazıyorum.
Aylardır ilk kez bir cuma akşamı tek başıma içiyorum.
Gidemedim. Yapamadım. Neden bilmiyorum diyeceğim ama biliyorum be!
Biliyorum işte. Kalkamadım çünkü o ev boş.
Spor salonundaki koşu bandından televizyon ekranındaki sesi olmayan filmi izleyerek koşmak gibi.
Çalan telefonlarımı açmadım, sadece bir kişiyi aradım.
O da Kamil'di. En garip sevdiğim insan.
Yargısız, ruhsuz, dinleyen, belki en zeki ve benden uzak insan.
Galiba ilk kez de adını direk yazdım Kamil.
Aradım onu, aslında onla konuşmak burada yazmak gibi, arada cevap veren tarafsız bir blog gibi.
Belki doğru sözleri duyarım dedim.
Zamanı değilmiş. İyi de olmuş.

Sonra Kamil dışında hayatıma giren son 8 aydaki insanları düşündüm. Sayısız başrol girdi çıktı, sayısız tinerci, sayısız evsiz, sayısız korkak, sayısız delikanlı, sayısız sümüklü, sayısız yalancı, sayısız kaçan...
Başroller sigara bulutu gibi dağıldı, diğerleri zaten içimdeki duman çıkamadan gittiler.
Hikayeler ise, en çok yer edenlerdi.

Bu gece büyük gece olsun istiyorum. Ağlak Bgm gitsin istiyorum.
O ağlaklar sınıfında kendimi gördüğümden beri, çok üzgünüm ve o ağlaklığın geçmesi için kanımın son damlasına kadar çabalamaya da hazırım.

Şu an saatlerimiz 00.39'u gösteriyor ve ben bu gece ne yapacağımı hala bilmiyorum.
Alkollü motora binip evimi basma fikrinden, babamı arayıp gel buraya demeye kadar bir sürü fikir var aklımda.
Kusmam lazım, kusmadığım için, ruhuma zarar veren bu mekanizmaya dur diyemiyorum.

Bu gece uzun olacak.
Mutluluğun sorgusu yapıldı artık, yollar belirlendi.
Yollar üstündeki taşlar görüldü, sadece adım atmak kaldı geriye.
Sonra her şey daha güzel olacak.
Bu gece o gece olsun, bu haftasonu o haftasonu olsun.
Lütfen!*

*kendi kendine yalvaran kadın!

Hiç yorum yok: