20120324

İntihar Mektubundaki Direk


Bu fotoğraf ne?
O elektrik direği neden var?
Tepesinde çubuk gibi gözüken siyahlık ne?
O çubuk bir insan, 60 yaşlarında, kafasını o direğe vuruyor, direğin çevresinde polis barikatları, itfaiye, ambulans ve kameralarının ekranından olayı izleyen meraklı ve acımasız insancıklar...
Babamdan 10 yaş küçük amcam ölmek için çıkmış o direğe, nedenini kimse bilmiyor. Sadece tüm sokağı inletecek şekilde ağlayarak, beynini o direğin tepesinde vura vura dağıtmaya çalışıyor.
Belli canı çok yanıyor.
Tam yanından geçtim o direğin, öyle korktum, öyle üzüldüm ki, koşarak kaçtım, uzun bir mesafe sonra bu yazı için bu kareyi çektim ve koşmaya devam ettim. 5 Dakika sonunda soluklandım, bir markete girdim, sigara almalıydım, tek dileğim o sigarayı içmekti. Birazdan orada beyni patlamış bir adam ve en son düşündüğü şey de, pişmanlıkları, hataları ve can acısı olacaktı.
Sigaramı aldım ve markete dedim ki, neden çıkmış o adam, cevabı şu oldu, valla bilmiyoruz da 60 yaşına gelmiş, yaşayacağı kadar yaşamıştır, diyerek bir gülümseme yüzünde. Bende baktım gülümsedim, böyle bir toplum mu olduk? Yazıklar olsun size dedim ve çıktım...
Öldü, belki de ölmedi... Sonuçta orada bir pes ediş vardı.
Peki pes etmek nedir? Neden pes edilir?
Pes eden insan, birine veya bir şeye bağlanmıştır ve onu kaybetmiştir. Bu para, sevgili, iş, çocuk, ev... her şey olabilir.
Bundandır ki, aşırı bağlılığa karşı oluşum. Bundandır ki, b plansız yaşamın zarar verecek olmasına inancım.
Peki ya ben? Ben birine ölürcesine bağımlı olmayacağım, olamayacağım. Çünkü doğamda yok. Çünkü 7 yaşında öğrendim bunun verebileceği zararları. 2 Gün önce bu cümleleri kurduğum arkadaşım dedi ki, bir gün sende gerçekten bağlanabilecek, katlanabileceksin. Bende sanırım hayatımda birine verdiğim en zekice cevabı verdim. Allaha inanmayan biri, cennete gitmeyi ister mi?
İstemez, çünkü ben ömürlük aşka inanmıyorum, çünkü bana bunu annem ve babam evrenin en büyük aşkını yaşarken, 1 gece bu bitmişti ve o gece öğrettiler.
Ondandır ki, işe bu çılgınlar gibi sarılışım, ondandır ki varımı yokumu bu işe yatırışım... Çünkü inanmak istiyorum. Bağlı olduğum şey, benim istemim dışı bana zarar veremesin. Uyuşturucuyu da belki bu yüzden sevmiyorum. Kontrol bende olsun istiyorum. İşte buna sahibim çünkü sınırsız şekilde, elimden geleni yapıyorum. Çünkü tutunacak tek dal olarak işimi görüyorum.
O arkadaşım Allahlı cevabıma karşılık, çok güzel bir örnek verdin ama sen kendini iyileştirmelisin, çünkü sen sadece kocaman bir korkaksın, bir yaratan her zaman vardı dedi.
Evet belki de doğru söylüyordu. İçimde bir şey tutuyor beni, içimde bir şey tüm her şeye inancımı yok ediyor.
Bu bağımsızlığımdan dolayı kendimi güçlü hissetmek, mutlu ediyor...
Bu bağımsızlığımdan dolayı kendimi yalnız hissetmek ise, mutsuz ediyor...
Sanırım biraz kafam karışık, keşkeleri ve hatalarımı kendimde unutmaya başladığım gün, her yönden mutluluğu yakalayacağım belki de...
Ama önce kendimi ve çevremdekileri affetmem şart.
Ve yine de gurur duyuyorum ki, ben pes etmiyorum, etmeyeceğim ve ölmeyeceğim!  

Hiç yorum yok: