Pek uzun, haksızlık ve küfür dolu bir yazı. Başıma gelen iğrenç bir olayın bana göre özeti, size göre destanı:)))
3 Kuruşluk 2-3 çakal o.ç. yüzünden, 2 günde ömrümün dersini alarak, ömrümün dersini de verdim.
Evet haklıysam altta kalamayan bir yapım vardır, haa bir de eyvallahım yoktur. Bunlar iyi şeyler gibi gözükse de her zaman iyi değildir.
Bir organizasyon için, şehir dışındaydık. Çok yoğun olduğumuz ve bizi de, 2 stajyer olarak işi götürürmüyüz diye denemek istedikleri için, şehir dışı seminerinde hocayı asiste etmeye, beni ve diğer stajyer arkadaşımı gönderdiler. Bir de bizim, bu organizasyonu düzenleyen anlaşmalı olduğumuz, bir organizaasyon şirketimiz var.
Bilirsiniz, bu organizasyon şirketilerinde genelde, çakal, işi bilen, hallederiz kadir tarzında, bir boka sap olamamış, bari ünlüleri göreyim, önemli adammış gibi gözükeyim tarzında tipler çok çalışır.
Neyse bu şerefsizlerden 2 tane elimizde numunelik vardı. Bu götlerin yaşı 24 ama tipleri görseniz kurtlar vadisi pusudan fırlamış gibi.
Olayı özet geçeceğim, şimdi ilk defa 2 stajyer organizasyonun başına geçti ve otomatikman bunlara hodri meydan.
Ben işimi ruh hastası titizliğinde ve kendi işimmiş gibi yapan bir insan olduğum için, 2 günün sonunda, böyle bir organizasyonda daha satılmamış kitap sayısına ve cirosuna ulaştık. Toplamda 2 saat satış ile 4000 tl ile şirkete döndük. Bunun dışında, ben hocayı seminerde, asiste ettim, organizasyonun sunucu oldum, bütün teknik işleri ayarladım, mikrofondan, slayta, projeksiyondan, ses sistemine kadar.
Köpekler gibi çalıştım kısacası. 2 Organizasyonda süper geçti.
Fakat olayın iç yüzünde bazı sıkıntılarımız vardı. İçinde 200 kolinin olduğu koliyi bile taşımaktan, hocanın suyunu bile getirmekten, kitap satışı için, sokaklarda bozuk para aramamdan, sahneye çıkıp sunuculuk yapmamdan rahatsız olmadığımı gocunmadığımı görünce ve bu çakalların hayatında tanıdığı insanlar, bir statüsü varsa, elini yapması gerekenin dışında başka bir şeye sürmediğini gördüğünden. Bizim de her boku yaptığımızı görünce, tepemize çıkabileceklerini sandılar.
- Altımda etek, yüzümde düzgün bir makyaj, çıt kırıldım halde koli taşıdım, ki bende hayvan gibi bel fıtığı var, kolilere ellerini sürmediler. Beklediler arabanın başında, kolileri taşımamızı.
- Sunucu olduğumu, seminerden 1 buçuk dakika önce öğrenerek, löp diye 500 kişinin önüne çıktım. Süper bir konuşma yaptım, millet yanıma geldi tebrik etti. Bu orospu çocukları, geldiler, hiç güzel sunamadın dediler.
- Kitap satıyorum, başımı bile kaşıcak zamanım yok, altıma işiyeceğim, biri bile yardım etmedi.
- Arabanın bagajını açınca, kitaplar düştü, fırça attılar.
Her olaya cevap verdim altta kalmadım, ama hepsi üstüruplu ve sinirlenmeden verilen cevaplardı. Herşeyin zamanı gelecekti. Beni ezmeye çalıştıkları her anın dersini verecektim onlara...
Önce tüm olan biteni, dünyanın en süper müdürüne anlattım. O başta onların bi ağzına sıçtı, sonra ikinci posta bana geldi ve gece dönüşte bu piçlerin arabaya bindik. Yolumuz 4 saat, taktım kulaklığı açtım müziğimi, dinliyorum, soruları duymuyormuş gibi yapıyorum ve sonunda dayanamadılar, bgm konuşalımmı dediler.
Olur dedim, memnuniyetle.
Sanırım aramızda bir yanlış anlaşılma olmuş, diye girdi en baba o.ç.
Yoo hayır herhangi bir yanlış anlaşılma olduğunu düşünmüyorum dedim. Ama y. Hanım öyle demedi dedi. Yanlış anlaşılma falan yok a. bey. Siz sadece, hocamıza tapıyorsunuz yaa, hocamız insan ayrımı yapmayın diyor ya, siz o kısımları duyma ve anlama sıkıntısı yaşıyorsunuz. Benden 1 yaş küçüksünüz, ben stajyer, siz de bir organizasyon şirketinin koordinatörü. Peki siz benim şartlarımı biliyor musunuz? Hayır bilmiyorsunuz, eğer ben bu sene babamın istediği çocuk olsaydım, şu an aldığım maaşın 3 katını alıyor olacaktım. Seneye de okulum bitince, 2500 tl ile işe başlamış olacaktım. O zaman da patronunuz ben olacaktım, siz o zaman, ben çantamı taşırken bile, lütfen zahmet etmeyin diyecektiniz. Türkiyede sayılı ve derece ile girdiğim bir bölümde ve üniversitede okuyorum, günde 6 saatim yolda gidiyor, 400 tl maaşımın 350 si yola gidiyor. 50 Tl için, acaba delirmiş olabilir miyim, koli taşıyorum, şehir şehir yorgunluktan geberene kadar ordan oraya gidiyorum, her gün iş ile ev arası 6 saat yol yapıyorum, seminerlerde kitap satıyorum, afiş tasarlıyorum. Sizce bunlar neden olabilir? Sizin gibi, insana insan değeri vermeyen adamlarla ortak iş yapmak için midir? Yoksa ezmeniz ve egonuzu tatmin etmeniz için midir? Hayır değil, çünkü ben bu işe inanıyorum. Çünkü ben bu hocaya, müdürüme inanıyorum. Ben burda eşitlik olduğu için çalışıyorum, ben burada ben genel müdür olsam da, temizlikçi ile aynı değeri gösterdikleri için çalışıyorum. Ya siz ne yapıyorsunuz önünüzde bir bayanında, en azından 10 kilo olan koliyi taşımasını bekliyorsunuz. Yarın olsa yine taşırım, ama ben size kızgın bile değilim, çünkü muhattabım değilsiniz. 3 Sene sonra ben bu şirkette, aklınızın alamadığı yerlere geldiğimde, siz önünüzü iliklediğinizde, ben sökücem o iliği, çünkü izin vermeyeceğim benim önümde kimsenin önünü iliklemesine. Bugün sadece minicik bir olay oldu, hoca seminer bitti ve izdiham içinde kitap imzaladı, gitti ışıkçı ile sohbet etti. Herkesle fotoğraf çekildi, sonunda benim yanıma geldi ve bgm koliyi beraber koyalım arabaya dediğinde, hocam olur mu öyle şey siz bırakın zaten araba gelmedi, siz çıkın araba ile biz arkadan gelicez dediğinizde, hoca bgm tek başına mı taşıyacak bu kolileri dediğinde, siz olur mu biz taşırız dediniz ve hocayı ikna edip, gönderdiniz, sonra ne oldu hatırlıyor musunuz, o koliyi biz ylmzla taşıdık. Siz gittiniz, hocanın gözünüzü boyadınız. Umrumda değil koli taşımak, 10 koli olsa, onunu da tek başıma size eyvallahım olmadan taşırdım ama siz doğru ve gerçek insanlar değilsiniz. Siz insana insan değeri veren bir şirketin çalışanlarına, 2 gün boyunca bok muamelesi yaptınız ve o yüzden biz sizi yanlış anlamadık. O yüzden aramızda herhangi bir sorun da yok, çünkü sizi kaale almıyorum, sizi ortak çalıştığımız bir şirket olarak bile görmüyorum. Siz sadece kötü insanlarsınız benim gözümde ve öyle de kalacaksınız. İşte bu yüzden sizle bir sorunum yok, dedim. Ve tabi ki taktir edersiniz ki, yüzlerinde kocaman bir dumur ifade, süper bir sessizlik, ardından bgmcüm sen bizi yanlış anladın cümleleri. Ben tekrar ve son kez diyorum, sizi yanlış anlamadım ve herhangi bir konuda sizi muhattap olarak kabul etmiyorum. Çünkü siz beni, ben babamı dinleseydim, muhattap kabul edecek ve önümden arkamdan koşacaktınız. Ama ben siz koordinatör olsanız da, muhattap kabul etmeyeceğim, sizin beni şu an etmediğiniz, ve 3 sene sonra edip, bu yaptıklarınız için özür dileyeceğiniz gibi, dedim ve konu biraz daha uzayarak, son buldu. İlerleyen dakikalarda, bana nasılsın demeyen çakallar, sohbet konusu açmak için yer arar oldular ve kalan 2 saatte benle sağdaki piç, o küçücük arabada arkası dönük konuştu, sohbet etmeye çalıştı. O kaypak göt, bir anda yalakam olmuştu.
Sonucu söylüyorum, bugün müdürüm bu konuları konuşmak için, başka bir stajyerle toplantıya gitti. Akıl almaz yalanlarla beni suçlamışlar ve çok şükür ki müdürümün tepkisi, eğer ekibimi bir kere daha üzerseniz, bu tavırla davranırsanız, sizinle bir daha iş yapmayacağız, oluyor. Ne yazık ki vizelerimden dolayı, 8 gün izinliyim ama dönüşte, somut kanıtlarımla benim hakkımda söyledikleri yalanları da çıkaracağım.
Bir de, 3 kuruşluk beyinleri ile, bu olaylar dışında, müdürümün bilgisi olmadan, arkamızdan iş çevirdiler, bunu bir tek ben biliyorum ve benim ne kadar iyi yalan söylediğim için, ne kadar iyi yalan söyleyeni de anlayacağımı bilmediklerinden, bunu anlamadığımı sandılar. Fakat fena halde faka bastılar:) Bir de, müdürümün geçen hafta, bgm seni de eğitmen yapmak istiyoruz, profilin ve tarzın buna çok uygun, bir an önce eğitimcinin eğitimini alarak, küçük gruplarla eğitime başlamanı istiyoruz demesini de bilmedikleri için, bu 3 kuruşluk stajyerin de evrenin en kinci insanı olduğunu da bilmediklerinden, fena halde üzülecekler:)
Sonuç olarak, bu 2 günde başında dediğim gibi, hayatımın dersini aldım ve verdim. Ve bu dersi almamın tek nedeni, bu orospu çocuklarına, diğer kaltak karılar gibi yüz vermemem oldu. Eğer 2 fingirdeseydim, muhtelemen 1 tane bile koli taşımayacak, kitap standında, yanımda yardım edecek birileri bulunacak ve de süper tatlı muhabetlere maruz kalacaktım.
Ömrümün sonuna kadar, am görünce, vereni sikene, vermeyeni bok yerine koyan, insana insan değeri vermeyen, statüye göre davranan, sahtekar insanlara taviz de, insanlık da, merhamette vermeyeceğim ve göstermeyeceğim.
Çünkü onlar, 3 kuruş için, götünü bile verecek kaypaklardan, çünkü onlar savaşta, en arka saflarda yer alıp kaçanlardan, çünkü onlar kadınlara taciz de bulunanlardan, çünkü onlar yarak girmemiş amı temiz gören, girmişi ise orospu gören, çünkü onlar başkasının parasını çalıp, çocuğunun boğazına sokan, çünkü onlar arkadaşı dayak yerken, kaçan OROSPU ÇOCUKLARINDAN!
2 yorum:
La havle vela kuvvete. Bunlarla çalışmak insanı zıvanadan çıkartır. Tebrik ederim anlın ak başın dik. onurunla gururunla ayaktasın. Hayattasın.
Kimse okumaz sanıyordum uzun diye:))
Evet zor ama her zorun bedeli tatlı olur. Nugün o başarımdan dolayı bir ödül aldım:)
Yorum Gönder