20120526

Çöldeki Ağacım Onun İçin!

Videoda, 18 yaşında aşık olduğu kıza yazdığı şiiri ile huzurevindeki t. amca.

Perşembe günü tekrar gittim Huzurevine, mecidiyeköyden söylediği kitabı aldım, en sevdiğim kitabı da aldım, bir defter, bir de kalem aldım.
Hep yazsın diye.
İçeri girdim, fırladı ayağa. Sarıldı sımsıkı.
Hoşgeldin kızım dedi, oturdum yanına sessizce.
O gün kandilmiş, bilmem kandil, bilmem din işlerini.
Metrobüsten inince, kandil simiti satan adamdan öğrendim. Sıkı bir pazarlıkla, 2 paketi 5 tl'ye almıştım, tüm odaya verdim simitten.
Sonra çıkardım, ona getirdiklerimi. Aldığım kitabı görünce, gözleri doldu; nasıl sıkı sarıldı. O yaşlı bedeniyle, tüm gücü ile sarıldı...
Kitabı hemen başucundaki komidin kılıklı yere koydu.
Upuzun konuştuk, 3 saat oradaydım...
Tüm konuştuklarımızı yazmama imkan yok, ama anlattığı en özel şeyleri paylaşacağım.
Geçen sene karısını görmek için, 40 yıl sonra, adanaya gitmiş. Kapıya kadar gelmiş, 40 yıldır hiç görmediği oğlunu bulmuş, ona ismi ile hitap eden oğlu; babası olmadığını ve onu istemediğini söylemiş.
Bir süre yalvarmış onu dinlemesi için, dinlememiş. Öğrenmiş ki, karısı da ölmüş evelsi sene.
Bari annenin mezarını söyle demiş, oğlu söylememiş ve kovmuş bunu.
Bir otelde kalıyormuş, bir sonraki gün, sabah 7'den akşam 9' a kadar, ağlaya ağlaya bütün mezarlığı gezmiş bulamamış.
Bu yaz tekrar gidecekmiş. Ölmeden önce en büyük hayali bu.
Ve bu yaz tekrar gidecekmiş.
74 Yaşında, 40 yıl önce ayrıldığı karısına gidiyor, otellerde kalıyor, aldığı maaş 3 aylık 350 tl, bastonsuz yürüyemiyor...
Bir film gibi ve bir ay sonra  ; bir araba ayarlayıp, onu adanaya götüreceğim. O mezarlığı bulucaz ve bir çiçek dikip; gidicez...

Bunun dışında, bir sürü plan daha yaptık, beni heybeli adaya götürür müsün, piknik yaparız, hem sen de bana zeytin yağlı dolma yaparsın, hatta arkadaşlarını da çağırırsın, tabiatta size şiirler okurum, belki denize de gireriz. Götürür müsün beni oraya?   dedi, gözlerinde evrenin en heyecanla bakan gözleri ile. Bir de diyor ki, oranın denizi tertemizdir. Ne zaman gittiniz en son dediğimde cevabı ise, 10 sene önce:)))

Bir diğer hayalimiz ise, operaya gitmek. Çok severmiş operayı, ben hiç gitmedim dememle, operaya da gider miyiz, ama yok yok operaya gitmeyelim, çok pahalıdır o:) Dedim, merak etmeyin, ben davetiye bulurum:)

Bir de onu, bir rakı sofrasına götüreceğim; açtırıcam türk sanat müziğini, güzel güzel dinleyeceğiz, o anlatacak ben dinleyeceğim.

Giderken, yine sarıldı, Ben burada çok yalnızım, sayende bu gece, beni mutlu uyutacaksın, sayende; beni düşünen birinin varlığını hissederek uyanacağım, sen benim manevi kızımsın artık ama nolur beni bırakma, gel olur mu? Pazar hava güzel olursa, gelir misin dedi? Eğer İstanbul'da olursam gelicem dedim. Bir daha sarıldı.

Bir umuttum onun için, kimsenin bana bağımlı kalmasını istemem, bu arkadaş olsun, sevgili olsun, çocuk yaşlı kim olursa olsun; fakat bu durum o kadar farklı ki.
O kocaman kalpli, yakın zamanda ölecek ve bir sürü hayali olan yaşlı bir adam;
Bense, onun için bir dalım!
Yıllardır bulamadığı bir dal, hayallerindeki insanım belki de.



Hiç yorum yok: