20120505

Mutluluğun Sırrı-lunaparklı planlar:)

Eveettt sevgili gençler, güzel bir haber ile tekrar geldim, 3 aylık baba gerginliği bugün bitti. Babam tükürdüğünü yalayarak, özür dilemedi ama geri adımını attı.
Savaşı ben kazandım yine. AZİM İLE SIÇARAK BETONU DELMİŞ VAZİYETTEYİM:))

Peki yaa bugün ne yapıyorum, bilirsiniz ki, her haftasonu dışardayım, neden mi, çünkü yeni insanlarla tanışmaya bayılıyorum:))
Amaaaa bugün bir farklıyım. Tam 3 insan grubu ile görüşebilme ihtimalim varken, kimseye arayıp da geliyorum abicim, hazırlayın ortamı:) (tabiki normalde de böyle birşey demesem de) demedim.
Neden bilmiyorum, evde olmak da istemiyorum ama halimden de memnunum.
Birazdan iletişim üstüne bir video izleyerek, online olarak onun sınavına giricem  mesela, peki ya sonra?
Sıkıntı ne biliyor musun! Eğer bir adım sonran plansızsa, o zaman mutsuz olursun. Ama bu mutsuzluk, belirsizlik ve önünü görememeden kaynaklı.
Mesela uzun dönemde de, insanlar hedefsizlikten mutsuzdur ve karar veremedikleri için de, içimden bir şey yapmak gelmiyor derler.

Benim uzun dönem için planım belli, bir okul açacağım, herkes taaşşaak geçse de, bunu bir gün yapacağım.
Ama bunun yanında, basamakları çıkarken de, basamak üstünde geçirilen süreci de planlamak gerek. Bunlarda günlük, aylık, haftalık, yıllık planlardır.
İş hayatında da, eğer yarın işe gittiğinde yapacağın pek bir şey yoksa, sabah zor kalkarsın.
Bunun yanında, yaptıkların rutine binmişse de, zor gidersin.
Aynı zamanda, her haftasonu aynı şeyleri yaparsan da, o zaman monotonluk içinde boğulurken, kendine çıkış yolu bulmanın zorluğundan kaçıp, depresyon ayaklarına girersin.

Çok şükür, işle ilgili sürekli farklı işler ve atraksiyonlu projelerim ile, pek mutluyum, gelecek için de planlarım hazır. Haftasonları da, sürekli bir değişiklik içindeyim. Ama bu haftasonu ne bok yiyeceğimi bilemedim.

Biri inanılmaz ısrar ediyor, onun ısrarından kusma noktasında olmaktan, diğer planlarımı da bir türlü planlayamıyorum ne yazık ki. Ha bir de, rutin görüşmem gereken bir insan var, canım onu da istemiyor bu gece:)

Aslında bu gece, lunaparka gitmek istiyor olabilirim ama işte benim gibi ruh hastası kıvamında bir arkadaşım yok şu gün elimde:))
Neyse sanırım bugünü planlarken, spontane olmasını sağlayacağım. Akşama kadar, evdeki işlerimi halledip, akşama da gelecek %100 bir telefonla direk atacağım kendimi dışarı.

En güzeli de ne biliyormusun sevgili blog, bugün bol bol yazı yazabileceğim:)) Saçma sapan şeyler yapabileceğim.

Ben hep mutlu bir insanım galiba:))) Nasıl yapıyorum bunu ben bile bilmesem de, en azından bir fikrim var o da, sürekli hedeflerle yaşıyor olmak:))

2 yorum:

Adsız dedi ki...

my sassy girl'de adam hatunun dogum gununde supriz olsun diye gece lunaparka goturmeye karar veriyor parkta calisan arkadasini ayarliyor. atlikarinca yada donmedolapti sanirim wmin degilim birine gelene kadar yol boyunca isiklar tek tek yanacak ve sonunda geldikleri oyuncak calismaya baslayacak adam orada kizin dogum gununu kutlayacaktir ama gel gor ki askerden firar eden birisi elinde silahla lunaparka saklaniyor bu cift lunaparka girerken bu firaiye yakalaniyor ve onun esiri oluyorlar. sonra askerler parki basiyor adami yakalamk icin falan orada namlu ucunda erkegin verdigi tepkilerden dolayi kiz elemana sie diyor gerci sonunda mutlu oluyorlar ama olsun.

Alice dedi ki...

Lunaparkta yaşanan acıların, getirdiği mutluluk yapalım o zaman o filmin adını:)))