Bugün mini bir tartışma yaşadım iş arkadaşımla, aslında pek mini değil, beni müdüre bile şikayet etmiş 21 yaşındaki ufak, bi bok bilmeyen saftirik kızımız:), ha bir de ağlaış:)
Sorunu şuymuş benle, ben çok lider ruhluymuşum, sürekli kontrol altına almaya çalışıyormuşum herşeyi, ona kendini, sürekli her boka atladığım için, yetersiz hissediyormuşum:)
Bu arada bunu hissetmesindeki asıl sebep, görüşme esnasında, ne söyleyeceğini unutup, ayy takıldım demesiydi:)
Neyse tartışma 1 saat kadar sürdü ve ne yazık ki yine tatlı sert haklı çıkarttım kendimi.
Sonra düşündüm, aslında haklıydı evet, sürekli bir kontrol etme isteğim var, çünkü kimse benim kadar işine kendini vererek, ruh hastası şekilde tam yapmıyor, çünkü kimse benim kadar sevmediği için, en güzeli olsun istemiyor. Mesela kitap satıcaz, 17 çeşit kitaptan birini bile okumamış, soru soruyorlar anlatamıyor, ben 17 kitabı da okudum ve hemen oradan hemen atlıyorum, 1 kişiye kitap satamazken, kurduğum süper 3 kalıp cümlem var, onlarla bir anda 7 tane kitap satıyorum. Eee o orada mal mal bakarken, duracak mıyım peki!
Neyse sonra bunun derinine indim:)) Ve geçmişimi bir gözden geçirdim, ben okul sunumlarında da böyleyim. Hep sunumların konusunu ben hazırlarım, slayt tasarımı yapmaya bayılırım. Sunumun en çok sayfasını ben sunarım, gruplara ödev bölüştürmesini ben yaparım.
Nede böleyim lan dedim yine kendi kendime ve sonuç yine aynı çıktı, kimse işini tam yapmıyor ve kimse yaptığı işe saygı duymuyor.
Ardından bulduğum sonuçla tekrar düşündüm, peki sen niye sikine sallamaz bir insan olamıyorsun salak begüm dedim kendime:)
Onun sonucunu da çıkardım, abicim sadece çocukluğundan beri problemler içinde yüzen çocuklar lider olabilir.
Neden dersen, normal bir aileye sahip çocuğun annesi yemeğini hazırlar, teyzesi ağzını siler, babası yemeğini yedirir.
Kısace mücadele etmesine, bir şey elde etmek için uğraşmasına gerek yok ki, ona zaten herşeyi sunuyorlar, otomatikman, beyninde analiz zekası ve planlama gelişmiyor. Ben zekanın kilo ile verilen, sonra ekilen, iyi sulanır ve bakılırsa gelişebilecek olduğuna inanıyorum (öel zekalar hariç)
Evinde sürekli sıkıntılar yaşayan çocuklar ise, sürekli kurgular, planlar, mesela ben ilkokul 2 de izmiri bilen bilir, şirinyerden hataya 2 otobüsle sabah akşam giderdim. Akşam çıkışta, canım isterse anneanneme gider, yada dayımda kalırdım. Geceden sonraki gün nereden kalacağıma karar verip, temiz donum ve atletimi de çantama koyardım. Yada babam 5 yaşında marmaristen şehirlerarası otobüse bindirirdi, annem izmirden karşılardı. Kimse bana 'kızım hayat kötülüklerle dolu' demedi, zaten dese de, diyerek öğrenilmez. Sigaranın zararını herkes biliyor ama içiyor. Bende düşüp kalka kalka öğrendim. Mesela hayatın ok kötü bir yer olabilceğini, ilkokul 3 de otobüste arkamdaki adamın akşam 9 da beni taciz edip, evime kadar takip etmesi ile öğrendim, haa bir de o gece adranalin ve koşmanın ne demek olduğunu öğrendim...
Bu şekilde bir gün bakıyorsunuz ki, siz ormanda büyümüşsünüz ama herkes orayı kafes sanıyor, karşınızdaki de her zaman kafesteymiş.
Bir gün hepimizi ormana saldıklarında, o zamana kadar kitaplarda veya aile nasihatları ile öğretilmiş veriler sadece kafesten 1 adım öteye götürür ama eğer pratik bilginiz varsa, aslanın nereden çıkabileceğini, ne kadar zarar verebileceğini, yaşama ihtimalinizi vs. her türlü sorunu analiz etme yeteğiniz gelişmiş oluyor.
Sonuç olarak; lider insanlar, (çok özel böle bir yetileri doğuştan yoksa) kesinlikle sorunlu ailelerin çocuğu olmalıdır ki, hayata başlamadan, tüm kendi kendilerinin lideri oldukları için, teyzeleri, anneleri ve babaları ile yemek dialoğu yaşamadıklarından, başarılı olurlar.
Ha şimdi bir de, hem sorunlu bir çocuklu hemde doğuştan gelen liderlik yetisine sahip olmakta, insanı Hitler yapar. Binlerce insanı öldüreck kadar gözünü karartır...
Şimdi olayın başına dönersek, bu kızın bana kızma nedeni, zengin bir ailenin kızı olan bu kız, küçük bir ilçede büyümüş, herkes varlıklı ailesinden dolayı ona prenses gibi davrnmış, her istediğini aldırmış, her istediğini yaptırmış. Bunu da liderlik sanmış, okulda, evde hep lidermiş, çünkü şımarık bir piçmiş ama iş hayatına girince bu ufaklık, bir bakmış ki, liderlik yetisini birileri istmeden de olsa elinden alıyorlar ve başlamış ağlamaya:)
Ben insanlar çok değer veririm, birini üzmektense, kafamı kırarım, fakat bugün üzülmedim çünkü kızımıza bir ders verdim.
İşte şimdi kafesten 1 adım daha uzaklaştı...
Ha bu arada kızımızın gelecek hayali de, okulu bitince sevgilisi ile evlenip, çalışmamak, neden üniversite okuyorsun sorusuna, diploma için diyor:) Kısaca, kocasının diplomalı ev hanımı olmak için:)
Yani kızımız yine kafese geri dönecek, bu sebeple daha fazla üzülmeden, kazasız belasız dönebilmesini ve kimsenin (doğuştan gelmediği sürece) lider tarafının gelişememesini diliyorum...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder