Satırlarım biraz zorlanıyor bu gece.
Sanırım gücümün azaldığı bir gece.
Psikolog: 'bir makina gibisin. Sürekli üretmek bir şeyler yapmak zorunda hissediyorsun kendini. Motor turundan, babannene bakmaya, işe, dışarı çıkmaya... Bu bir uyuşturucu bağımlılığı gibi, üretmeden hareket etmeden duramıyorsun. Onunla unutuyorsun kendi gerçeklerini ve acılarını' dedi.
Önerisi ise: bir süre gerçekten hiç bir şey yapmamam, üretmemem. Kendime vereceğim üzülme kredisi ile, toparlayacağım güne kadar kullanmamamı sonrasında herşeyin iyi olacağını söyledi.
Fakat onun dediği gibi durmaya çalışıyorum bir iki gündür. Daha doğrusu uzun bir süredir duruyorum ve bu duraksamadan dolayı, yeni başlangıçlar yapma eğilimindeyken; onun buna 'asla' yapma, bekle önerisi ile aynı duraksama noktasında kalmama neden oluyor.
Ellerim kollarım bağlı gibi, hastane, iş, İzmir, İstanbul...
Üzülme kredim, bu şekilde devam ederse duraksama sürecinde beni bitirecek.
Evet şu an çok ama çok zorlanıyorum!
Sanırım tam olarak da istediği, bu zorlanma anını dolduracak başka bir aktivite bulmamı istememesi ve bu acıyı yaşayarak atlatmamı sağlamam.
Bu doğru mu Kamil sence?
Babanneme gelirsek, fiziksel olarak enfes şu an. Bir iki gün korkuttu ama şu 3 gündür bal dök yala kıvamında. Fakat doktorlar bu şekilde seyredeceğini, bir iyi, bir kötü olacağını söylüyor. Yani şu an ki umudum yarın çıkabilecek 37 derece bir ateş ile darmadağın olabilir.
Neyse şu an için tek kötü şey, saçlarının çılgınlar gibi dökülmesi. Anlama ihtimalini o kadar yükselten bir veri ki bu. Çok korkuyorum anlamasından ve onu kel görmekten!
Yine de her şeye rağmen, insan alışıyor çok şeye, hemde çok şeye. Bu geceden gecenin anlam ve önemini gösteren maskeli ben!
739 numaralı odadan selam olsun.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder