20150605

Senle Gelenler

İstanbul biraz kafamı dağıtacaktı, 10 günlük Hastane ev arası hayat, İstanbul'la bozulcaktı.
Fakat değişmedi, kafamın sürekli orada oluşu; dışarı çıkma isteğimi sikip atarken, keyfim ise bok gibi.
Uyumak istiyorum sürekli. Almanya'dan gelen ve bir daha 1 sene sonra göreceğim A.'ya saat 22.00'de Taksim'de sözüm varken, saat 22:03 ve ben bu satırları ona gecikeceğimin bilgisini bile vermeden bornozla evimden yazıyorum.
Çıkmak için çaba sarfetmem gerekirken, ben sadece oturuyorum.
Benim İstanbul'a gelişim ile 38 dereceye çıkan ateşi, hepimizin korkulu rüyası gibi. Bir iniyor, bir çıkıyor. En tehlikeli veri de ateşin yükselmesi.
Artık delirmek üzereyim. Düşünmekten, yaşayamamaktan, üzülmekten, soru işaretlerinden.
Ya ölürse, yok yok ölmeyecek; cümlelerini arka arkaya sıralıyorum. Dengesizliğim arttıkça, inancımda kırılıyor.
Şu an bu yataktan nasıl kalkacağımı bilmeden yazıyorum.
Uyumak, saatlerce uyanmadan uyumak istiyorum.

Hiç yorum yok: