20130303

"Bin Yüz bir insan" bizlerle birlikte, ben olacağız!

 Bin Yüz bir insan!
Her gün aynı geliyor,
Hafta içi çalış, haftasonu eğlen.
Her hafta içi aynı insanlarla çalış, arada tanıştıkların, yine diğerlerinin bulunduğu bellekte yer alsın.
Haftasonunu iple çek, yeni insanlar, farklı paylaşımlar yaşamanın hayali ile can at. Her pazar sabahı, aynı baş ağrısı, aynı bulunumayan farklı insan hayal kırıklığı ile uyan.
Eski bulduklarını, elinden kaçırdıklarını veya sıkılıp bıraktıklarını hatırla, hepsinin tüm sosyal medya hesaplarını gözden geçir. Eğer mutlu bir iki yazısını, fotoğrafını görürsen, yeniden bir hayal kırıklığı yaşa. Haftaya bende çok eğleneceğim, yazacağım tüm sosyal medyaya, hem görürse o da kıskanır diyerek, hedefsiz dünyana bir hedef koymanın hafif keyfi, bir yandan da kendini kandışını da bilerek, üzülmeye devam et.
Bütün hafta tüm sosyal medya hesaplarından, mutluymuş gibi göster kendini. Cumaya, cumartesiye umutlu gir.
Pazar sabahı uyan ve kısır döngüne devam et. Pazartesi sendromu ile, acına acı kat.
Napıyorum lan ben sorgulamanı yaptıkça daha da depresifleş, uyuşmak için yollar ara. Artık alkolü uyuşturucuyu keyif almaktan, ihtiyaç noktasına getir ve hep aklından, istersem bırakırım, kötü bir dönemdeyim sadece de ve inanmaya çalış...

İnanmadıkça dozajı arttır, arada keyfini yerine getirecek olaylar ile tekrar bağlan hayata, sonra yine uyuşturucu, sosyal medya ve boş boş geçen depresif saatlere geri dön...

Korkunç geliyor kulağa, beyine!
Peki yaa çözüm yolu nedir dostum dersen, teorikte bu süreçlerin nasıl atlatılacağını herkes kadar bende biliyorum, uygulayabiliyor muyum? Sanırım son dönemde "hayır"dı.
Bundan 2 ay önce, 6 ay önce bu süreçlerin %100ü değil belki ama %87sini atlatmış bir bireydim.

Bu gece bir cumartesi ve ben evdeyim. Neden dersen, bu hedefsiz boş tanımlama sıfatını unutarak, eskisi gibi olabilmek için.
Gittim d&r a, güzel bir kitap aldım, güneşin batışını hiç bilmediğim bu kasabadan izledim ve okudum.
Müziğim yoktu, dinlemek istedim bir yandan.
Her ara verdiğimde güçlendiğimi hissediyordum, hedeflerim yerine geliyordu...
Kafamdan geçen projelerle, bir sürü şeye beynimle imza atıyordum.
Beynim ve ben, yine ilk yenilenme günümüzde, eskisi gibi olmak için adım atmıştık, aramız haddinden iyiydi.
Yarın vücudumla da barışacağız, mesela yarın onu denize sokacağım. Yüzeceğiz, vücudum, beynim ve ben, tüm herşeyimiz denizin mavisine karışacak.
Üşüyeceğiz, tüylerim devreye girecek, diken diken halde. Kafamı kaldırıp, kimsenin olmadığı sahile bakacağım. Güneş ve kumda bizi içine alacak.
Bin yüz, bir insan olmayacağız, bir yüz bir insan olacağız. Kitabın yazarının yaptığı gibi, bir odaya kitlenmeye de gerek yok... Sadece bizlerle birlikte, ben olacağız.
Bugün 03.03.13 ve yenilenmenin 2. gününden, tüm evrene selam olsun!
Az kaldı, geri geleceğiz! :)

Hiç yorum yok: