20130325

Bitki Çayından Zehire

Ne zaman param olacak?
Para kazanmaya başladığımda
Ne zaman markete gittiğimde hesapsızca, sadece ihtiyaçlarımı alabileceğim
Paza kazanmaya başladığımda
Bugün markete gittim ve bitki çaylarına baktım. Her arayan, aayyy sesin çok kötü, nane limon yap, bitki çayı iç diyordu. Sonra fiyatlara baktım 4 tlden başlıyor. Almalı mıyım dedim? Sonunda siktir et pahalıymış dedim, kağıdım bitmişti, sigara almak zorundaydım. 6 tl'ye gidip bir sigara aldım.
Bitki çayı 4 tlydi ama ben 6 tl verip, günlük zehirimi almıştım. Bitki çaysız yaşayabilirdim ama sigarasız asla...
Ne zavallıyım dedim. Sigara içtiğim için, paramın olmadığı için, salak salak yaptıklarım, düşüncelerim için...
Hiç bir zaman kimseye güvenmedim içten. Hep bir bok aradım. Çünkü babam beni şok ederek, sana bilgisayar alıcam diyip, sonra çok pahalı yeni bilgisayarlar bende 2 tane var, i7yi veya i3 ü al, hangisini istersen seç, senim için canım fena triplerini girip. O hafta bilgisayarın çekmecesinde sıfır bir i7 görünce, bu kimin dedim, birinin bilgisayarı, geri götürcem diyip, aynı i7 2 hafta sonra masasında görüp, bu kimin dediğimde 'yaa ucuzluk vardı, sana i7mi verince bunu da indirimden aldım' diyen içten pazarlıklı, sahte bir adamken, ben de herşey de bir bok arayan, güvenmeyen bir kaltak oluveriyorum.
Güvenmemem sayesinde bazen büyük hatalardan kurtulsam da, içimde hep birine güvenme, dayanma hissi doğuyor. Arıyorum, arıyorum, arıyorum, bulduğumsa mutlaka bir yerde güvenimi kırıyor ve o noktada yeniden güvenimi kaybediyorum...
Bir sürü sorunun arasında, yapmam gerekenlerin önceliğine, bu soru işaretleri ve güvenmeme hissinden sıralayamıyorum.
Hiç bir şey tam değil hayatımda.
Bugün ölü gibi yatakta yatıyordum, babam geldi uyurken yüzümü sevdi. Hafifçe kafamı yana doğru yatırıp, elini daha sıkı hissetmek istedim. O daha çok sevdi...
Aslında belki de sadece, sevilmekti. Doğru söylemişti sincap...
İçten bir şekilde, rol yapmadan, oynamadan, net ve en net şekilde sevmek, sevilmek...
Empati yapabilen, benim evimin içini görebilen birileri olsun istedim. Belki de içeride dekor o kadar fazlaydı ki, gözükmüyordu işte. Ben de öyle önyargılıyım ki, kimsenin evine bakmıyorum. Hepsi aynıdır diyorum ve bekliyorum benimkine bakıp, beni anlasınlar. Sanırım tüm kayıplarım da bundan...
Ne komik...

Hiç yorum yok: