20111121

bir yara bandı!

İnişler çıkışlar!
Bugün de inişteyim, hem de felaket hızlı bir şekilde, demin bir destek telefonu almasaydım, muhtemelen fena halde çakılacaktım ve götü kurtarma seçeneğimi ciddi bir şekilde kaybedecektim.
Öyle ağır bir haber aldım ki 3 saat önce, o haberle hayatımda ilk kez böyle bir alanda, başımdan aşağı evrendeki tüm kaynar suların döküldüğünü hissettim.
Gözlerim uzun zamandır olmadığı kadar, dolu dolu ve ağlamamak için tirim tirim titrek vaziyette, kalakaldım. Ardından konuştuğum telefonu kapatarak, kafamı vuracak duvar aradım:) Ardından bundan vaz geçerek, bir iki telefon görüşmesi yaparak. Nefes almaya başladım!
Şimdi nefes alabiliyorum, hatta yazıyorum bile. 1 buçuk dakika önce belki babamın birası vardır diye, aradığım biradan da eser olmadığını görünce, aklıma bakkala gitmek gelerek, hemen ardından, noluyor lan, sen alkol çok sevmezsin ki, hem içsen hayatında ne değişecek diyerek, durdurdum kendimi.
Şimdi hem nefes alıp, hem de hasiktir diyip duruyorum! Yarına geçmezse, acil bir arkadaş doktoruna gidip, şu an ki psikolojimi atlatma ve hafif düşüşümün acısını saracak, bir yara bandı arayacağım.
Ama o band, 'üzülme canım benim, hayatta hiç bir şey için üzülmeye değmez, öleceğiz gideceğiz bir gün' derse, o bandı acilen çöpe atacağım.
Çünkü gerçekten ama gerçekten daha tesirli bir banda ihtiyacım var. Öyle bir band olmalı ki, içinde gerçeklerle birleşmiş ilaçlar olmalı, haa en önemlisi umutlu insan modunu geri kazandırmalı ve hayata kaldığım yerden devam ettirmeli. Ama sanırım ne öyle bir band, ne de öyle bir şans var benim için.
Aldığım habere gelirsem de, tüm geleceğimi etkileyecek ve şimdiden etkilemiş olan, bana uzak, hayata yakın kötü bir haber! Ve o kötü haberi almamın tek sorumlusu, benim yaptığım salakça bir hata:))

Hiç yorum yok: