11.11.11 Bugün evlenmem gerekirdi sanırım:) Evet bugün harbi doğum günüm!
Annemin bana hayatımın en güzel hediyesi olarak verdiği, karnındayken, her gün yazdığı mektuplarını okuyasım var.
Hepsi 'Bebeğim' le başlayıp, 'seni seviyorum' la bitiyor. Benim yaşımdan 2 yaş küçükken doğurmuş beni, üniversite sıralarında geçmiş bebekliğim (gerçi 25 oldum, hala aynı sıralardayım:)), hocaları altımı almış, derste emzirmiş beni ve 7 yılda üniversiteden mezun olmuş:)
Çocukmuş daha, arkadaşlarıyla kordonda içmesi, gezmesi gerekirken, o bebek bokuyla cebelleşmiş, bir elinde notlarıyla. Sevgili babamsa, o da şekerdir, o da tapar bana ama ne yazık ki, annem bok temizlerken, o hatun temizliyormuş:) Annem bunu öğrendiği gün babamı terk etti.
Trajik ve doğal bir son. Bir gün bende ömürlük bir adam bulduğumu sanarsam, sonum bu olacaktır. O sebeple ömürlük hiç bir şeye inanmam ben. Zaten 3 ilişkim oldu hayatımda, 3ü de 2şer seneden 6 yılımı aldı. 2 Yılı 1 gün geçemedim:) Uzun ömürlü süt gibi, 2 yılda geçiyor benimkilerin son kullanma tarihi:)
Zaten insanlara güvenmemem de böyle 1 geçmişten geliyor ama güvenmiyor olmayı pek çok seviyorum. Çünkü hiç hayal kırıklığı yaşamıyorum (iyi rol yapanlar tarafından kandırılmadıysam)
Ayrıca diğer bir iyi özelliğim, çok iyi rol yaparım. Bu özelliğimi de babamdan alırım. Babamın annemi uçan kuşla aldatıp, 7 yıl çaktırmaması gibi, fakat burda tam bir kendim olarak gönül rahatlığı ile söyleyebilirim ki (ki beni tanıyan da yok), hayatımda hiç aldatmadım, aldatmaya da müthiş ötesi karşıyım. Çünkü babam sağlam bir şekilde dilimizi yakmış bulunmaktadır:)
İşte bir doğum günü yazısının daha sonuna gelmiş bulunmaktayız ama sanırım yeni bir yazı ile devam edeceğim, çünkü uykum yok:)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder