20111130

farkındalıkların en güzeli

Neden bu şehirdeyim, neden bu okuldayım, neden üretebileceğim, sevdiğim insanların bol olduğu, mutlu olabileceğim, yoğunluktan, kalabalıktan yorulmayacağım bir şehirde değilim, neden hayatımda insanları dehşete düşürecek kadar kendimi geliştirip, bu noktaya gelen bir insanken, tamamen yanlış yolda kendimi geliştirerek, gıpta edilen hayatımda kayboluyorum derken.
Dün tanıştığım insan sayesinde, insanın her yerde yaratabileceğini, her yeri sevebileceğini, her yerde mutlu olabileceğini fark ettim.
Götümün üstünde ağlamaktansa, kendim için hareket etme yolları arayarak, mutluluğu seçme yolunda hareketlere başladım.
İlk eylemim cumartesi saat 4de eminönünde başlıyor.
Yapmam gerekenleri ve yaratıcı fikirleri yazacağım bir akıl defteri yaptım kendime. O defteri bir ömür yanımda saklamayı ve ürettiğim yaptığım herşeyin yanına bir tik atmayı düşünüyorum.
Bir falcıya gitmiştim dstn sayesinde. Kadın sevgilinden ayrılmayacaksın, akıllanacak seni anlayacak, iş hayatında süper gelişmeler olacak, okulda da mutlu olacaksın demişti.
Söylediği herşey tek tek olmadı:)
Sevgilimle gerçekten sonsuza dek ayrıldık, iş hayatında hayatımın en büyük acı olayını yaşadım ve bitti, okulda ise her zaman ki gibi herşey kötü gitmeye devam etti.
Fakat öyle bir şey dedi ki, kasım sonu hayatın değişecek. Gerçekten de değişti. Dünyaya baktığım pencerenin yanlışlığı, doğru sandığım şeylerin doğru olmayışını gördüm. Her hangi biri sayesinde değil, dolaylı yoldan, katıldığım her ortam, konuştuğum her insan buna etki etti.
Son 2 aydır tanıştığım kimse, benim nasıl hayatımı değiştirmeme katkısı olduğunun farkında bile değil. Ama ben öyle farkındayım ve öyle mutluyum ki.
İnsanların tarzını, yaptıklarını, hayatları için tutunuşlarını, sevgilerini, duruşlarını, kaypaklıklarını, iyiliklerini gördüm inceledim.
Yatağımın altında ayıma sarılarak ağlarken, tutunamazken, yolda yürürken, otobüste kitap okurken, gece içerken...
Tekrar ayaklarımın üstüne, ne istediğimi bilerek kalkmak beni bugün ben yaptı belki de!
Aptal beklentilerimden, kıçımı kıpırdatmadan ağzıma girecek lokma hayallerinden, cumartesi sabaha kadar içip, depresif depresif yatağa girip aq yine aynı gece, yine aynı hayat demekten kurtuldum.
Darısı tüm evrenin başına!

Hiç yorum yok: