20111120

taviz

İnsanlar!
Hepimiz kendimizi, belli konularda 'en' hissederiz. Kendimizi koyduğumuz yerler vardır. O yerlerden inmeyiz, biri söylese de inemeyiz. Hepimizin kanında, farklı oranlarda megalomanlık vardır. Biri bizi, istemediğimiz bir yere koyarsa, çok üzülürüz 'ben bunu hak edecek ne yaptım ki' demeyi pek çok severiz. Ha göt insanda dolu o ayrı, ama biz izin verdiğimiz sürece o yere konuluruz.
Bir de hep bekleriz, insanların bizim istediğimiz gibi olmasını, insanların hayal ettiğimiz gibi bize davranmasını. Başlarda, hep istediğimiz gibi davranırlar, çünkü bizi tanımazlar, korkarlar. Bizim verdiğimiz tepkiler doğrultusunda, davranışları da değişir. Değişen her davranış, bize umut etmeyi, eskisi gibi olur mu tavizini vermeye iter. Halbuki o kişi istediğimiz gibi olmadığını, fark ettiğimiz gün, umutları, hayallerimizi unutmayı öğrenmemiz gerek. Evet o kişide sevdiğimiz, pek çok yan vardır mutlaka ama unutulması gerekiyorsa, duygular, davranışlarımızın dışına çıkmalı. Haa bu çok mu kolay, hayır değil!
Mesela ben, taviz veririm, çünkü hep umutlu bir insanımdır. Yüz kere taviz verip, bin kere pişman olduğum çok olayım oldu. Fakat birgün geliyor, tak dediği an, arkama bir an bile bakamıyorum. Bir gün bile o güzel günleri yada anları özleyemiyorum.
Mesela babam! Bababm zor adamdır ve hep hayalim eskisi gibi olabilmekti, sırf babam için istanbula geldim. Sırf babamla olabilmek için, onun evine taşındım... Bir gün bile eskisi gibi olamadık, hep tavizler verdim, hep sustum.
Bugün sadece yaşıyoruz ve ben 1 gün bile eskiyi özlemiyorum ve sadece parasız olduğum için onun yanındayım. Tüm güzel herşey sadece küçük bir anı olarak kaldı.

Hiç yorum yok: